Yeni Birlik Gazetesi Dünya Grönland’da şok eden erime: Buzullar 17 kat hızlandı!

Grönland’da şok eden erime: Buzullar 17 kat hızlandı!

Grönland'da buz tabakası mayıs ayında 17 kat hızla eridi! Dünyanın en büyük adası Grönland'da buz tabakasının, mayıstaki sıcak hava dalgası sırasında ortalamanın 17 katı daha hızlı eridiği duyuruldu.

MUHABİR: Lerzan Özder

Küresel Isınma Alarm Veriyor: Stratejik Bölgelerdeki Buz Kütleleri Hızla Eriyor

Grönland’da, geçtiğimiz mayıs ayında yaşanan sıcak hava dalgası nedeniyle buz tabakası olağanüstü bir hızla eridi. Meteoroloji gözlem ağı World Weather Attribution (WWA) tarafından yayımlanan son araştırmaya göre, söz konusu erime hızı ortalamanın 17 kat üzerine çıktı.

WWA’nın aktardığı bulgulara göre, İzlanda’daki meteoroloji istasyonlarının yüzde 84’ü mayıs ayında rekor düzeyde sıcaklık kaydetti. Bu olağanüstü sıcaklıklar yalnızca 100 yılda bir yaşanabilecek nitelikte değerlendiriliyor.

Altyapılar Tehlikede: Soğuğa Uyumlu Bölgeler Risk Altında

Grönland ve İzlanda gibi soğuk iklim kuşağına adapte olmuş bölgelerde, bu tip sıcak hava dalgaları altyapısal tehditleroluşturuyor. Soğuk hava koşullarına göre tasarlanan yollar, yapılar ve şehir altyapısı, ani ısınmalarda büyük zarar görebiliyor. Su baskınları, yol çökmeleri ve ulaşımda aksaklıklar bu bölgelerde doğrudan etkili olabiliyor.

Sıcaklıklar 26 Dereceyi Aştı: Kuzey Ülkelerinde Alarm Zilleri Çalıyor

Özellikle İzlanda’da 15 Mayıs’ta ölçülen 26 derece üzeri sıcaklıklar, bölge halkı ve bilim camiası için endişe verici bir dönüm noktası oldu. Uzmanlar, bu türden aşırı hava olaylarının iklim değişikliğine bağlı olarak artabileceği konusunda uyarıyor.

Grönland: Buzullarla Kaplı Stratejik Coğrafya

2,16 milyon kilometrekarelik yüzölçümüyle dünyanın en büyük adası olan Grönland, Arktik bölgesinde yer alıyor. Topraklarının yüzde 80’i buzullarla kaplı olan adada yaklaşık 57 bin kişi, özellikle başkent Nuuk’un bulunduğu güneybatı kıyılarında yaşıyor.

Türkiye, çevre ve iklim değişikliğiyle mücadelede küresel sorumluluklarının bilincindeyken, dünya genelinde yaşanan bu tarz doğa olayları, sürdürülebilir çevre politikalarının ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.