Yeni Birlik Gazetesi Dünya Hamaney Barış Kapısını Kapattı! “Şimdi Zamanı Değil” Diyerek Rest Çekti

Hamaney Barış Kapısını Kapattı! “Şimdi Zamanı Değil” Diyerek Rest Çekti

İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney, ABD ve İsrail’le barış için iletilen tüm teklifleri reddetti. “Önce sahada yenilecekler” mesajı, bölgede gerilimin daha da tırmanacağının sinyali olarak yorumlandı.

İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, ABD ve İsrail ile yürütülmek istenen barış girişimlerine kapıyı kapattı. Aracı ülkeler üzerinden iletilen teklifleri değerlendiren Hamaney, “şimdi zamanı değil” diyerek müzakere ihtimalini net bir şekilde reddetti.

Uluslararası ajanslara konuşan kaynaklara göre Hamaney, barış için öncelikle ABD ve İsrail’in sahada yenilmesi ve İran’a tazminat ödemesi gerektiğini savunuyor. Bu yaklaşım, savaşın kısa vadede sona ermeyeceği yönündeki endişeleri güçlendirdi.

SERT MESAJ: “ÖNCE SAHADA YENİLECEKLER”

Hamaney’in verdiği mesajlar, İran’ın yeni dönemde daha agresif bir strateji izleyeceğine işaret ediyor. Diplomatik kanalları ikinci plana atan Tahran yönetimi, askeri sahadaki gelişmeleri öncelik haline getirmiş durumda.

ABD tarafı zaman zaman müzakere sinyalleri verse de İran’dan gelen bu sert yanıt, diplomasi zeminini ciddi şekilde zayıflattı. Uzmanlar, İran’ın “önce sonuç, sonra müzakere” yaklaşımının çatışmaları daha da uzatabileceğini belirtiyor.

YENİ LİDERLE YENİ DÖNEM: UZLAŞMA YERİNE GERİLİM

Mücteba Hamaney, Şubat ayı sonunda düzenlenen saldırılarda hayatını kaybeden eski lider Ali Hamaney’in ardından göreve gelmişti. Yeni liderin ilk açıklamalarından itibaren geri adım atılmayacağı yönünde güçlü mesajlar vermesi dikkat çekti.

İran yönetimi son günlerde Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidi ve ABD hedeflerine yönelik sert uyarılarla gündeme gelirken, bu söylemler yeni dönemde daha katı bir çizginin benimsendiğini ortaya koydu.

28 Şubat’ta başlayan savaşta bilanço ağırlaşmaya devam ederken, İranlı yetkililere göre can kaybı 1348’i, yaralı sayısı ise 17 bini aşmış durumda.

Son gelişmeler, bölgede diplomatik çözüm ihtimalinin giderek zayıfladığını ve Orta Doğu’da tansiyonun daha da yükseleceğini gösteriyor.