ABD yükseköğreniminin en saygın kurumlarından biri olan Harvard Üniversitesi, yabancı finansman kaynakları ve burs politikaları nedeniyle federal hükümetin radarına girdi. ABD Adalet Bakanlığı, üniversitenin yurt dışından kabul ettiği bağışlarla kendi vatandaşlarına yönelik örtülü bir ayrımcılık uygulayıp uygulamadığını tespit etmek amacıyla resmi soruşturma sürecini başlattığını açıkladı.
Soruşturmanın odak noktasında, özellikle Çinli hayırseverler ve kurumlar tarafından sağlanan yüksek miktarlı fonlar yer alıyor. Federal yetkililer, bu kaynakların belirli uluslardan gelen öğrencilere avantaj sağlarken ABD vatandaşı adayları süreç dışında bırakıp bırakmadığını titizlikle inceliyor.
Çin Kaynaklı Burs Programları Hedefte

Adalet Bakanlığı yetkilileri, incelemenin temel amacının Harvard bünyesindeki "Çin merkezli mali yardım mekanizmaları" olduğunu belirtti. İddialara göre, Çinli bağışçılar tarafından sağlanan finansman, yalnızca belirli ülkelerin vatandaşlarına yönelik özel şartlarla kuruma aktarıldı.
Henüz kesin bir ihlal kararına varılmadığını vurgulayan bakanlık yetkilileri, mevcut tablonun yasalara aykırı bir ayrımcılık doğurma ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Konuya ilişkin sert bir değerlendirmede bulunan ABD Adalet Bakanlığı Sivil Haklar Bölümü Başkanı Harmeet Dhillon, federal destek alan yükseköğretim kurumlarının kendi vatandaşlarını dışlayan yabancı şartlı fonları kabul edemeyeceğini ifade etti. Dhillon, yasalara aykırı bu tür uygulamaların tespit edildiği her noktada kararlılıkla engelleneceğinin altını çizdi.
Harvard ve Pekin Yönetiminden Peş Peşe Açıklamalar
Soruşturma haberlerinin ardından Harvard Üniversitesi yönetimi yazılı bir açıklama yayınlayarak Adalet Bakanlığından gelen bildirimin incelendiğini duyurdu. Şeffaflık vurgusu yapan üniversite yönetimi, tüm yabancı bağışların yasal mevzuata uygun şekilde raporlandığını ve mali yardım dağıtımında ırk, etnik köken veya ulusal köken bazlı hiçbir yasa dışı ayrımcılığa müsaade edilmediğini savundu.
Süreç, Washington ile Pekin arasındaki diplomatik hatta da yankı buldu. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Çin’in Washington Büyükelçiliği Sözcüsü Liu Chang, iki ülke arasındaki akademik işbirliklerinin karşılıklı fayda esasına dayandığına işaret etti. Chang, eğitim ve bilimsel değişim programlarının siyasi gerilimlere ve ikili çekişmelere alet edilmemesi gerektiğini vurguladı.