İsrail ordusu, Lübnan sınırındaki Shomera yakınlarında bulunan bir askeri mevziye Hizbullah tarafından insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenlendiğini duyurdu.
Yapılan resmi açıklamada, saldırı sonucunda 12 İsrail askerinin yaralandığı bildirildi. Lübnan'dan fırlatılan İHA'nın askeri bir zırhlı yük taşıyıcısını doğrudan hedef aldığı, isabet alan araçta yangın çıktığı ve bu yangının bölgedeki bazı top mermilerinin patlamasına yol açtığı kaydedildi.
İsrail ordusu dron saldırılarına çözüm arıyor
İsrail’in yerel kaynakları, sabah saatlerinde kuzeydeki 15 farklı yerleşim biriminde sirenlerin çaldığını ve Shomera bölgesinde güçlü bir patlama sesinin duyulduğunu aktardı. Saldırıya uğrayan askeri aracın alevler içinde kaldığı görüntülere yansırken, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinden gelen dron tehdidine karşı henüz kesin bir teknik çözüm geliştiremediği belirtiliyor. Bu durumun bir yansıması olarak, sınır hattındaki askerlerin dron darbelerinden korunmak amacıyla araçların etrafına manuel olarak ağ örmeye başladığı ifade ediliyor.
Ateşkes sürecinde tırmanan sınır gerilimi
İsrail ile Lübnan arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından süresi 3 hafta daha uzatıldığı açıklanan geçici ateşkese rağmen bölgede çatışmalar sürüyor. 2 Mart’tan bu yana devam eden yoğun hava saldırıları ve işgal girişimleri sonucunda Lübnan'da yerinden edilen kişi sayısı 1 milyonu aşmış durumda. Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre saldırılarda bugüne kadar 2 bin 500'den fazla kişi hayatını kaybetti.
Bölgesel güvenlik ve 1701 sayılı karar vurgusu
Sınır hattındaki bu tırmanış, uluslararası kamuoyunun dikkatini yeniden Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararına çevirdi. Bu karar, Litani Nehri ile İsrail-Lübnan sınırı arasındaki bölgenin silahsızlandırılmasını ve burada sadece Lübnan ordusu ile UNIFIL güçlerinin bulunmasını öngörüyor. Ancak sahadaki mevcut durum, hem İsrail'in sınır ihlalleri hem de Hizbullah'ın ateşkesin ihlal edildiği gerekçesiyle düzenlediği misilleme saldırıları nedeniyle 1701 sayılı kararın uygulanabilirliğini ciddi şekilde tehlikeye atıyor.