Küresel enerji sevkiyatının en kritik düğüm noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, uluslararası hukuku ve bölgesel istikrarı derinden sarsan bir askeri saldırıya sahne oldu. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, ülkenin ulusal deniz ticaret filosuna ait iki büyük petrol tankerinin, Boğaz'ın güney koridorunda açıkça hedef alındığı duyuruldu. Umman kara suları sınırları içerisinde barışçıl seyrüsefer halinde olan "Mombasa" ve "Al Bahiyah" adlı tankerlerin iki güdümlü seyir füzesiyle vurulması, bölgedeki jeopolitik riskleri en üst seviyeye çıkardı.
Uluslararası Mürettebata Kanlı Saldırı: Can Kaybı ve Ağır Yaralılar Var
Resmi makamlardan edinilen bilgilere göre, Umman egemenlik sahasında gerçekleşen saldırı neticesinde her iki gemide de çok ağır yapısal hasar meydana geldi. Saldırının insani bilançosu ise ticari gemicilik sektörünü yasa boğdu. Füzelerin infilak etmesi sonucu Hindistan uyruklu bir gemi personeli olay yerinde hayatını kaybederken, 8 mürettebat ise füzelerin yarattığı tahribatla yaralandı.
Yaralılardan durumunun kritik olduğu bildirilen 4 personelin tedavisine yoğun bakım şartlarında devam ediliyor. Diplomatik kaynaklar, yaralanan personelden 6'sının Hindistan, 2'sinin ise Ukrayna vatandaşı olduğunu doğruladı. BAE hükümeti, hunharca gerçekleştirilen bu eylemin ardından yaşamını yitiren denizcinin ailesine, Hindistan hükümetine ve halkına derin taziyelerini ileterek yaralılar için acil şifalar diledi.
BM Kararları Ayaklar Altında: "Bu Bir Deniz Haydutluğudur"
BAE Dışişleri Bakanlığı, saldırının diplomatik ve hukuki boyutuna ilişkin son derece sert ve net ifadeler kullandı. Açıklamada, ticari gemileri hedef alan bu saldırganlığın, denizlerde seyrüsefer serbestisini güvence altına alan ve uluslararası ticaret yollarının sabote edilmesini kesin bir dille yasaklayan 2817 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararının açık, kasıtlı ve vahim bir ihlali olduğu vurgulandı.
Küresel ticaretin can damarı olan bir boğazın, ekonomik şantaj veya siyasi baskı aracı haline getirilmeye çalışılmasının modern dünyada "deniz haydutluğu" (korsanlık) anlamına geldiği ifade edildi. Bu tür eylemlerin yalnızca bölgesel istikrarı değil, dünya halklarının refahını ve küresel enerji arz güvenliğini doğrudan doğruya tehdit ettiği gerçeğinin altı çizildi.
Uluslararası Topluma Çağrı: "Saldırganlık Derhal Durdurulmalı"
Körfez'de tansiyonu zirveye çıkaran gelişmenin ardından BAE, İran yönetimine yönelik diplomatik protesto ve çağrılarını yineledi. Abu Dabi yönetimi, Tahran'a bu tür illegal ve saldırgan eylemleri derhal durdurma, uluslararası hukuka aykırı tüm düşmanca faaliyetlerine eksiksiz ve koşulsuz olarak son verme çağrısında bulundu. Küresel ekonominin ve uluslararası ticaret ağlarının sürdürülebilirliği için Hürmüz Boğazı'nın tüm sivil ve ticari gemilerin geçişine tamamen emniyetli ve açık tutulmasının hayati önem taşıdığı belirtilerek, uluslararası toplumun bu korsanlığa karşı ortak bir duruş sergilemesi gerektiği mesajı verildi.