Kritik enerji koridorlarında dengeler yeniden değişiyor. ABD ve İran arasında 14 Haziran’da sağlanan ve 18 Haziran itibarıyla resmiyet kazanan mutabakat zaptı, küresel deniz ticaretinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’na ani bir hareketlilik getirdi. Her ne kadar iki ülke arasındaki diplomatik temaslar hala kırılgan bir zeminde ilerlese de tarafların "ticari gemi trafiğini serbest bırakma" taahhüdü, boğazdaki sevkiyat rakamlarına doğrudan yansıdı.
Veri analitik şirketi Kpler’in güncel raporlarından derlenen bilgilere göre, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği son bir haftalık periyotta, bir önceki haftaya kıyasla yüzde 54 seviyesinde dikkate değer bir artış gösterdi.
28 Şubat Sonrasının Zirvesi Görüldü
Bölgede patlak veren savaş öncesinde günlük ortalama 130 ticari geminin rotası olan Hürmüz Boğazı, 28 Şubat’tan sonra neredeyse tamamen sessizliğe bürünmüştü. Ancak son iki haftalık veriler, bu sessizliğin kırılmaya başladığına işaret ediyor.
15-21 Haziran Haftası: Boğazdan toplam 223 ticari gemi geçti. Günlük ortalama 32 geminin seyrettiği bu dönemde, en sakin gün 18 gemiyle 15 Haziran, en yoğun gün ise 50 gemiyle 20 Haziran oldu.
22-28 Haziran Haftası: Trafik belirgin şekilde vites yükseltti ve toplam geçiş sayısı 343’e ulaştı. Günlük ortalama gemi sayısı 49’a çıkarken, 24 Haziran günü 76 geminin geçişiyle 28 Şubat’tan bu yana yaşanan en yoğun gün olarak kayıtlara geçti.
Boğazdaki hareketlilik dün de hız kesmedi; sadece bir günde geçen 40 gemiyle küresel pazarlara en az 6 milyon varil ham petrol taşındığı belirlendi.
Sektör Temkinli: Savaş Öncesinin Yüzde 70 Altında
Rakamlardaki bu ani sıçramaya rağmen küresel denizcilik sektörü ve lojistik devleri temkinli duruşunu bozmuş değil. Diplomatik müzakerelerin her an çıkmaza girebileceği endişesi, büyük armatörlerin bölgeye tam kapasiteyle dönmesini engelliyor. Mevcut verilere bakıldığında, Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş hacmi hala savaş öncesi dönemdeki normal seviyelerin yüzde 70 altında seyrediyor. Belirsizlik ortamı, taşımacılık sigortaları ve rota güvenliği risklerini masada tutmaya devam ediyor.
"Gölge Filo" ve "İran Rotası" Ön Planda
Şu an için boğazı aktif olarak kullanan gemilerin niteliği de dikkat çekici bir detay olarak öne çıkıyor. Geçiş yapan ticari araçların büyük bölümünü; başta İran olmak üzere Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Irak ve Kuveyt menşeli ham petrol ile petrol ürünleri tankerleri oluşturuyor.
Güvenlik gerekçesiyle gemilerin çok büyük bir kısmının hala İran karasularında yer alan özel "İran rotasını" tercih ettiği gözlemlenirken, bu yoğunluğu oluşturan aktörlerin ağırlıklı olarak yaptırım listelerindeki gemiler ve uluslararası literatürde "gölge filo" olarak adlandırılan tankerlerden oluşması, bölgedeki ticaretin henüz tam anlamıyla normalleşmediğini net bir şekilde ortaya koyuyor.