İran’da aylardır süren ekonomik kriz ve yönetim karşıtı tepkiler, kısa sürede rejimin en büyük siyasi tehditlerinden biri hâline geldi. Yetkililerin baskı ve internet karartma çabalarına rağmen protestolar devam ediyor.

İnternet Karartması Gösterileri Durduramadı
Perşembe günü uygulanan geniş çaplı internet ve mobil şebeke karartması, protestocuları büyük ölçüde dış dünyadan izole etse de, sızan görüntüler on binlerce kişinin Tahran başta olmak üzere sokaklara çıktığını gösteriyor. Göstericiler, Yüce Lider Ayetullah Ali Hamaney'e yönelik “Hamaney’e ölüm” ve rejim öncesi yönetimi destekler nitelikte “Şah çok yaşa” sloganları attı.
Protestolar İran’ın Her Yerine Yayılıyor
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), gösterilerin İran’ın 31 eyaletinin tamamına yayıldığını duyurdu. Başkent Tahran ve diğer şehirlerde binlerce kişi sokaklara çıkarak rejime karşı tepkisini sürdürüyor.
Uluslararası Gerilim Artıyor
ABD Başkanı Donald Trump, protestoculara yönelik müdahale durumunda ABD’nin hazır olduğunu belirterek tehditler savurdu. Buna karşın İran Meclis Başkanı Muhammed Bagher Qalibaf, ABD ve İsrail’in olası hedefler arasında olduğunu ilan ederek sert yanıt verdi.
Görgü Tanıkları Kan Dondurucu İddialarda Bulunuyor
İnternet karartması nedeniyle polis şiddeti ve protestoların boyutunu doğrulamak zor olsa da, aktivistler Starlink üzerinden verdikleri bilgilerle gerçekleri aktarıyor. Tahran’dan gelen tanıklara göre, keskin nişancılar şehrin çeşitli bölgelerine konuşlandırılmış ve çok sayıda kişi hayatını kaybetmiş durumda. HRANA verilerine göre en az 116 kişi öldü, 2 bin 600’den fazla kişi gözaltına alındı.

Rejim İdamla Tehdit Ediyor
İranlı yetkililer, protestocuları “Allah düşmanı” ilan ederek ölüm cezasıyla tehdit ediyor. Devlet televizyonu, suça yardım edenlerin de aynı cezayla karşılaşabileceğini duyurdu. Aktivistler, zorla alınan itirafların idam kararlarında delil olarak kullanılabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Uluslararası Destek ve Çağrı
Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD, protestocuların yanında yer aldığını açıklarken, aktivistler artan acımasızlığın belgelenmesi için medya ve uluslararası topluma çağrıda bulundu: “Lütfen halkın gerçek mermiyle öldürüldüğünü gösterin.”