Bölgedeki gelişmelerin ardından uluslararası denizcilik sigorta şirketleri tarafından yayımlanan bildirimlerde, İran suları ile Basra Körfezi ve çevresindeki bölgelerde savaş riski teminatlarının hariç tutulacağı ifade edildi. Bu kararın bugünden itibaren yürürlüğe girmesinin beklendiği bildirildi.
Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç, gemilerin normal şartlarda nakliyat sigortaları kapsamında savaş teminatına sahip olduğunu ancak bu tür durumlarda söz konusu teminatların belirli süre içinde iptal edildiğini belirtti.
Koç, “Ama o savaş teminatı bu tür durumlarda olayın başlangıç tarihinden itibaren 7 gün içerisinde iptal oluyor. Muhtemelen bugün ya da en geç bu hafta sonu itibarıyla oradaki gemilerin ticari sigortalardan almış oldukları savaş teminatları iptal edilecek ve yenilenmeyecek.” ifadelerini kullandı.
Bölgede Gemiler Teminatsız Kalabilir
Koç, savaş riskine ilişkin teminatların iptal edilmesi durumunda bölgedeki gemilerin sigorta koruması dışında kalabileceğini ifade etti. Mevcut durumda İran suları ve çevresinde savaş risklerine karşı teminat sağlayan bir sigorta ya da reasürans şirketinin bulunmadığını belirtti.
Koç, bu durumun bölgedeki denizcilik faaliyetleri açısından ciddi bir tablo ortaya çıkardığını ifade ederek, söz konusu gemilerin savaş riskleri karşısında teminatsız kalabileceğini söyledi.
Devlet Teminatı Önerisi
Koç, mevcut koşullarda çözümün devletlerin sağlayacağı teminat mekanizmalarında olabileceğini belirtti. ABD’nin önerdiği modelde devletlerin gemiler için teminat sağlamasının bir seçenek olarak gündeme geldiğini ifade etti.
Koç, “Dolayısıyla bu işe ancak ABD'nin önerdiği gibi devletlerin kendisinin teminat vermesiyle bir çözüm olabilir diye düşünüyoruz. Ama şu an sigorta sektörü pek o bölgedeki duruma teminat vermeyi düşünmüyor.” dedi.
Koç ayrıca bölgedeki savaş riskinin ortadan kalkması durumunda sigorta ve reasürans piyasasının yeniden normale dönebileceğini ifade etti.
Havacılık Sektörü de Risk Altında
Koç, bölgedeki gelişmelerin yalnızca denizcilik değil havacılık sigortaları açısından da risk oluşturduğunu belirtti. Bazı havalimanlarının hedef alınmasının uçaklar için fiziki hasar riskini artırdığını ifade etti.
Dubai ve Kuveyt havalimanlarının vurulduğunu belirten Koç, bu havalimanlarında bulunan uçakların hasar tehdidi altında olduğunu söyledi. Ayrıca Doha merkezli hava yollarının uçuşlarının durmasının ciddi ekonomik sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Koç, özellikle Katar merkezli hava yollarının dünya genelinde çok sayıda uçuş gerçekleştirdiğini ve uçuşların durmasının ciddi iş kayıplarına yol açabileceğini dile getirdi.
Politik Şiddet Sigortası ve Reasürans Süreci
Koç, büyük enerji şirketleri ve stratejik sanayi tesislerinin zaman zaman politik şiddet sigortası yaptırdığını belirtti. Bu sigorta türünün savaş ve saldırı risklerine karşı koruma sağlayabildiğini ifade etti.
Bu kapsamda Suudi Arabistan’daki Saudi Aramco tesislerine yönelik saldırıyı örnek gösteren Koç, bu tür zararların sigorta ve reasürans sektörü tarafından karşılanabileceğini söyledi.
Koç, dünya reasürans piyasasında yıllık olarak belirli miktarda ek hasarın karşılanabilecek kapasitede olduğunu belirterek, bu kapasitenin genellikle 40-50 milyar avroya kadar olan zararları kapsayabildiğini ifade etti.
Koç ayrıca savaş durumlarının birçok sigorta türünde istisna olarak değerlendirildiğini ve bu nedenle büyük zararların çoğu zaman doğrudan sigorta sektörüne yansımadığını sözlerine ekledi.