İran ile ABD arasında İran’ın nükleer programına ilişkin yürütülen dolaylı müzakerelerin üçüncü turu bugün İsviçre’nin Cenevre kentinde başladı. Umman’ın arabuluculuğunda gerçekleşen temaslarda taraflar, nükleer faaliyetler ve yaptırımların kaldırılması başlıklarını ele alıyor. Görüşmeler öncesinde İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Ummanlı mevkidaşı Bedr bin Hamed el-Busaidi ile bir araya gelmesi dikkat çekti.
Cenevre’deki kritik tur devam ederken, İran cephesinden “nükleer anlaşmaya varmak mümkün” mesajı geldi. Öte yandan ABD basınında yer alan İsrail iddiası, diplomasi trafiğine gölge düşürdü.
İran-ABD müzakereleri Cenevre’de başladı mı?
İran ile ABD heyetleri, nükleer program başlığında yürütülen dolaylı görüşmelerin üçüncü turu için Cenevre’de bir araya geldi. Görüşmeler, Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi’nin koordinasyonunda yürütülüyor.
ABD heyetinde Başkan Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alırken, İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlık ediyor. Sürecin, önceki turlarda olduğu gibi dolaylı temas formatında ilerlediği bildirildi.
Nükleer anlaşmaya varmak mümkün mü?
İran Savunma Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada acil bir anlaşmanın mümkün olduğunu belirtti. Şemhani, görüşmelerde temel konunun İran’ın nükleer silah sahibi olmaması olduğunu vurguladı ve bu durumun İran lideri Ali Hamaney’in fetvasıyla uyumlu olduğunu ifade etti.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da Hamaney’in nükleer silah konusundaki taahhüdüne dikkat çekerek, “Nükleer silahımız olmayacağını söylediğinde gerçekten olmayacak demektir” açıklamasında bulundu. ABD tarafı ise İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağı yönündeki tutumunu yineledi.
Görüşmeler hangi konulara odaklanıyor?
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, müzakerelerin yalnızca nükleer konulara ve yaptırımların kaldırılmasına odaklanacağını açıkladı. Bekayi, İran heyetinin görüşmelere hazırlıklı ve ciddi bir şekilde katıldığını vurguladı.
Taraflar arasında öne çıkan başlıklar arasında şunlar yer alıyor:
Uranyum zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı
Yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stokunun durumu
Yaptırımların kaldırılma takvimi
Denetim ve doğrulama mekanizmaları
ABD cephesi ayrıca balistik füzeler konusunu gündeme taşırken, İran’ın bu başlıkta müzakere etmeye yanaşmadığı iddia edildi.
Politico’nun İsrail iddiası ne?
ABD merkezli Politico, ismi açıklanmayan iki kaynağa dayandırdığı haberinde dikkat çekici bir iddia ortaya attı. Habere göre, Trump’a yakın bazı danışmanlar İran’a yönelik ilk askeri hamlenin İsrail tarafından yapılmasının siyasi açıdan daha avantajlı olabileceğini değerlendiriyor.
İddiaya göre, olası bir İsrail saldırısının İran’ı misillemeye sevk etmesi ve bunun ABD kamuoyunda daha geniş destek oluşturması hesaplanıyor. Ancak Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, konuya ilişkin spekülasyonlara yanıt vermekten kaçındı ve “Başkan Trump’ın ne yapıp ne yapmayacağını yalnızca kendisi bilir” açıklamasını yaptı.
Sürecin arka planı
İran-ABD müzakereleri, 2025 yılında yaşanan askeri gerilim sonrası kesintiye uğramıştı. Bölge ülkelerinin girişimleri ve Umman’ın arabuluculuğuyla süreç yeniden canlandırıldı. 6 Şubat’ta Umman’da başlayan dolaylı temaslar, 17 Şubat’ta Cenevre’de devam etmişti.
Taraflar, İran’ın nükleer programını belirli sınırlamalar çerçevesinde sürdürmesi karşılığında yaptırımların kaldırılması formülü üzerinde duruyor. ABD ise uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tamamen durdurulmasını ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş stokların ülke dışına çıkarılmasını talep ediyor.
Cenevre’deki üçüncü tur görüşmelerin, taraflar arasında somut ilerleme sağlayıp sağlamayacağı ve olası bir nükleer anlaşmaya zemin hazırlayıp hazırlamayacağı önümüzdeki saatlerde netlik kazanacak. Diplomasi masasında verilen mesajlar ise sürecin kritik bir eşiğe geldiğine işaret ediyor.