Yeni Birlik Gazetesi Dünya İran dağları füzelere geçit vermeyince CENTCOM beyin fırtınası başlattı!

İran dağları füzelere geçit vermeyince CENTCOM beyin fırtınası başlattı!

Tahran yönetimine karşı uyguladığı askeri ve diplomatik baskılardan somut sonuç alamayan Washington, askeri hiyerarşiyi bir kenara bırakarak ordu içerisinde geniş katılımlı bir beyin fırtınası başlattı.

ABD’nin Orta Doğu’daki askeri operasyonlarını yöneten Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Tahran yönetimine karşı yürütülen stratejide yeni bir sayfa açıyor. Diplomatik ve askeri hamlelerin hedeflenen sonucu vermemesi üzerine Washington, geleneksel askeri emir-komuta zincirinin dışına çıkarak ordunun geneline yönelik kapsamlı bir fikir arayışına gitti. 

Personele 'yaratıcı yöntemler bulun' çağrısı

Amerikan basınında yer alan ve askeri kaynaklara dayandırılan iddialara göre, CENTCOM bünyesindeki üst düzey bir komutan, geniş bir askeri analiz ekibine dikkat çekici bir e-posta gönderdi. Tahran üzerindeki baskıyı artırmayı hedefleyen mesajda, personelden alışılagelmiş yöntemlerin dışına çıkmaları istendi. 

E-postada, İran’ı caydırmak ve cezalandırmak amacıyla geleneksel doktrinlerin ötesinde, "yaratıcı ve alışılmadık" stratejilerin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. 

'Yenilikçi yaklaşımımızın parçası'

Sızan haberlerin ardından açıklama yapan CENTCOM Sözcüsü Yüzbaşı Timothy Hawkins, durumu dolaylı bir dille doğruladı. Komutanlığın dinamik ve yenilikçi bir çalışma kültürüne sahip olduğunu belirten Hawkins, verimliliği en üst düzeye çıkarmak için rütbe gözetmeksizin tüm personelin katkısına önem verdiklerini ifade etti.

kara harekatı iklemi

Washington’ın sıra dışı yöntemlere yönelmesinin arkasında ise sahada karşılaşılan teknik ve stratejik zorluklar yatıyor. ABD yönetiminin, İran’ın Kazma Dağı gibi yerin son derece derinliklerine inşa edilen ve nükleer mühimmat barındırdığı öne sürülen korunaklı tesislerini tek başına hava bombardımanlarıyla imha edemeyeceği belirtiliyor.

Söz konusu stratejik noktaların tamamen etkisiz hale getirilebilmesi için kara birliklerinin devreye girmesi gerektiği ifade edilse de, Beyaz Saray'ın böyle büyük bir askeri risk almaktan kaçındığı kaydediliyor. Çatışma sürecinde bugüne kadar 18 ABD askerinin yaşamını yitirmiş olması da Washington üzerindeki kamuoyu ve siyasi baskıyı artırıyor.

Kara harekatının getireceği maliyet ve kayıp riskini göze alamayan Pentagon, bu nedenle hava harekatı ile kara işgali arasındaki boşluğu dolduracak "hibrit ve yaratıcı" çözümler arıyor.