Yeni Birlik Gazetesi Dünya İran İsrail'in saldırıları üzerine ABD ile müzakereleri askıya aldı

İran İsrail'in saldırıları üzerine ABD ile müzakereleri askıya aldı

İsrail'in Lübnan'a yönelik bombardımanlarını gerekçe gösteren Tahran yönetimi, Washington ile yürütülen dolaylı temasları durdurduğunu ve Hürmüz Boğazı'nı tamamen kapattığını açıkladı.

Orta Doğu'da suların durulmadığı küresel diplomatik ve askeri ekosistemde, Tahran cephesinden kritik bir hamle geldi. İsrail'in Lübnan topraklarındaki askeri operasyonlarını ve hava saldırılarını sertleştirmesi üzerine İran, Washington yönetimiyle arabulucular vasıtasıyla yürütülen tüm müzakere süreçlerini ve metin alışverişini tamamen askıya aldığını duyurdu. 

İran’ın resmi haber ajansı Tasnim tarafından paylaşılan son dakika gelişmesine göre, Tahran yönetimi ikinci bir emre kadar ABD ile yürütülen dolaylı temasları durdururken, diplomatik masaya geri dönmek adına yerine getirilmesi zorunlu olan 3 maddelik keskin bir şart listesi öne sürdü.

Tahran tarafından ilan edilen deklarasyonda, diyalog zeminine yeniden dönülmesi için İsrail rejiminin Gazze ve Lübnan coğrafyasındaki askeri saldırılarını derhal sonlandırması ve Lübnan'da işgal altında tuttuğu bölgelerden tamamen çekilmesi şart koşuldu. 

Ayrıca, İran'ın bu süreçteki siyasi ve diplomatik talepleri tamamen karşılanana kadar hiçbir alternatif görüşmenin gerçekleştirilmeyeceği esası vurgulandı. Müzakere heyetinden yapılan resmi açıklamada, "Lübnan'daki ateşkes durumunun ABD ile yapılan görüşmelerin temel ön koşullarından biri olduğu, ancak bu ateşkesin tüm cephelerde ihlal edildiği" ifade edilerek diplomatik bağların koparılmasının temel sorumlusu olarak Tel Aviv ve Washington hattı gösterildi.

Küresel enerji arzı ve Hürmüz Boğazı krizinin ekonomik çarpanı

Orta Doğu'daki askeri tırmanışın deniz lojistiği ve küresel enerji koridorlarına yansıması, makroekonomik dengeleri ve emtia piyasalarını doğrudan sarsan en kritik dinamik olarak öne çıkıyor. Küresel enerji analizleri ve deniz ticareti raporlarına göre, dünya genelinde günlük petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 20'si ile sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ticaretinin beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor.

 Bu stratejik geçiş noktasının askeri gerekçelerle tamamen kapatılması veya tanker trafiğinin bloke edilmesi, küresel ham petrol fiyatlarında (Brent) varil başına anlık %15 ila %25 arasında lojistik risk primi artışına yol açarak küresel enflasyon sarmalını tetikliyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı ile birlikte Babülmendep Boğazı'nın da eş zamanlı olarak hedef alınmasının, Süveyş Kanalı rotasını tamamen işlevsiz bırakarak küresel tedarik zincirinde pandemiden bu yana görülen en büyük yapısal tıkanıklığı yaratabileceğini belirtiyor.

Askeri ve lojistik yaptırımları devreye soktuğunu belirten Tahran yönetimi, sadece diplomatik kanalları kapatmakla kalmayıp Hürmüz Boğazı'nı da tamamen kapattığını ilan etti. Yapılan resmi duyuruda, İsrail ve müttefiklerini cezalandırmak amacıyla bu radikal kararın alındığı belirtilirken, Kızıldeniz'i Hint Okyanusu'na bağlayan Babülmendep Boğazı'nda da Yemen'deki Husiler (Ensarullah hareketi) vasıtasıyla diğer cephelerin aktif hale getirileceği vurgulandı. Bölgedeki donanma güçlerini alarma geçiren bu hamle, transatlantik güvenlik mimarisinde ve uluslararası ticaret koridorlarında yeni bir kriz senaryosunu beraberinde getirdi.