Yeni Birlik Gazetesi Dünya İran protestoları ne, neler oldu, kadınlara tecavüz mü edildi, yakıldılar mı, iddialar doğru mu?

İran protestoları ne, neler oldu, kadınlara tecavüz mü edildi, yakıldılar mı, iddialar doğru mu?

İran protestolarında protestocu kadınlara tecavüz edildiği ve delilleri gizlemek için yakıldıkları iddiaları dünyayı ayağa kaldırdı. Amnesty International ve Human Rights Watch raporları, İran güvenlik güçlerinin sistematik cinsel şiddet uyguladığını öne sürüyor.

İran’da on binlerce kişinin hayatını kaybettiği protestolarla ilgili ortaya atılan iddialar uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. İngiliz basınında yer alan haberler ve insan hakları raporları, İran güvenlik güçlerinin protestolara katılan kadınlara, erkeklere ve çocuklara yönelik ağır cinsel şiddet uyguladığını öne sürüyor. İddialar, yalnızca tecavüz vakalarıyla sınırlı kalmıyor; delilleri ortadan kaldırmak amacıyla mağdurların yakıldığı ileri sürülüyor. Yaşananlar, “Kadın, Yaşam, Özgürlük” protestolarının ardından İran’daki insan hakları ihlallerini yeniden dünya gündemine taşıdı.

İran protestolarında protestocu kadınlara tecavüz iddiaları nasıl ortaya çıktı?

İran protestoları sırasında yaşandığı belirtilen cinsel şiddet iddiaları, başta İngiliz basını olmak üzere birçok uluslararası medya kuruluşunda yer aldı. Özellikle Daily Mail’de yayımlanan haberler, insan hakları örgütlerinin hazırladığı kapsamlı raporlara dayandırıldı. Bu raporlarda, İran güvenlik güçlerinin protestoları bastırmak amacıyla kadınları hedef aldığı, tecavüz ve toplu tecavüz gibi ağır suçlara başvurduğu iddia ediliyor.

Tanıklıklar, gözaltı merkezlerinde ve geçici tutuklama alanlarında yaşanan sistematik şiddeti gözler önüne seriyor. Kadınların yanı sıra erkekler ve çocukların da bu suçların mağduru olduğu belirtiliyor. İddiaların ağırlığı, uluslararası toplumun dikkatini bir kez daha İran’daki uygulamalara çevirdi.

Amnesty International raporu İran güvenlik güçleri hakkında neyi belgeliyor?

Amnesty International raporu, İran güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik cinsel şiddet uygulamalarını ayrıntılı biçimde belgeliyor. Raporda yer alan bilgilere göre, en az 45 mağdurun birebir tanıklıklarına yer verildi. Bu tanıklıklar arasında protestocu kadınlara tecavüz edildiğine dair ifadeler dikkat çekiyor.

Raporda, tecavüz ve toplu tecavüz vakalarının protestoları sindirme aracı olarak kullanıldığı vurgulanıyor. Mağdurlar, güvenlik güçlerinin fiziksel ve psikolojik şiddeti birlikte uyguladığını, tehdit ve işkencenin yaygın olduğunu anlatıyor. Amnesty International, İran yetkililerinin bugüne kadar bu suçlarla ilgili hiçbir güvenlik görevlisini yargılamadığına da dikkat çekiyor.

Human Rights Watch raporu tecavüz ve işkencenin sistematik olduğunu mu söylüyor?

Human Rights Watch raporu da, İran’daki gözaltı süreçlerinde yaşananları benzer şekilde ortaya koyuyor. HRW tarafından yayımlanan çalışmada, protestoculara yönelik tecavüz ve işkencenin münferit olaylar olmadığı, sistematik bir yöntem haline geldiği ifade ediliyor.

Raporda yer alan tanıklıklar, hem kadınların hem de erkeklerin cinsel saldırıya uğradığını, bazı vakalarda birden fazla görevlinin bu suçlara karıştığını gösteriyor. İnsan hakları örgütü, İran güvenlik güçlerinin cezasızlıkla hareket ettiğini ve bu durumun yeni ihlallerin önünü açtığını belirtiyor.

Delilleri gizlemek için yakıldılar mı? Ortaya atılan korkunç iddialar

İran protestolarıyla ilgili en sarsıcı iddialardan biri de, cinsel şiddet mağdurlarının delilleri yok etmek amacıyla yakıldığı yönünde. İngiliz basınına yansıyan bu iddia, uluslararası kamuoyunda büyük tepki topladı. Haberlere göre bazı tanıklar, güvenlik güçlerinin tecavüz sonrası izleri ortadan kaldırmak için mağdurları hedef aldığını ileri sürüyor.

Bu iddialar henüz bağımsız bir yargı süreciyle doğrulanmış değil. Ancak insan hakları savunucuları, tanıklıkların ciddiyetle ele alınması gerektiğini ve uluslararası soruşturma mekanizmalarının devreye sokulmasını talep ediyor.

Kadın, Yaşam, Özgürlük protestoları ve kadınlara yönelik cinsel şiddet

“Kadın, Yaşam, Özgürlük” protestoları, İran’da kadın hakları mücadelesinin sembolü haline geldi. Zorunlu başörtüsü ve ayrımcı yasalar uzun süredir kadınların yaşamını kısıtlarken, son raporlar kadınların bedenlerinin bir baskı aracına dönüştürüldüğünü öne sürüyor.

Analistlere göre, protestocu kadınlara tecavüz iddiaları, rejimin toplumsal muhalefeti sindirme politikalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Cinsel şiddetin, korku yaratmak ve direnişi kırmak amacıyla kullanıldığı belirtiliyor.

İran makamları neden sessiz? Uluslararası çağrılar artıyor

İran makamları, bugüne kadar cinsel şiddet ve tecavüz iddialarıyla ilgili kapsamlı bir soruşturma yürütmedi. İnsan hakları örgütleri ve kadın hakları savunucuları, faillerin yargılanması ve mağdurlara adalet sağlanması çağrısında bulunuyor.

Uluslararası toplum ise, İran’daki protestolar sırasında yaşanan insan hakları ihlallerinin uluslararası hukuk çerçevesinde incelenmesini istiyor. Amnesty International ve Human Rights Watch raporları, bu çağrıların dayanağı olarak gösterilirken, İran protestolarında yaşananların uzun süre gündemde kalacağı değerlendiriliyor.