28 Şubat sabahı İran’a yönelik başlatılan hava saldırıları, bölgedeki askeri dengeleri yeniden tartışmaya açtı. ABD ile koordineli gerçekleştiği belirtilen operasyonlarda birçok hedef vurulurken, İran’dan da misilleme olarak balistik füzeler ateşlendi. Ancak yaşanan gelişmeler sonrası kamuoyunda en çok sorulan soru şu oldu: İran savunması çöktü mü, saldırıyı neden durduramadı, savaş uçakları nasıl içeri girdi?
İran’ın yıllardır hava savunma sistemlerini güçlendirdiğini açıklamasına rağmen savaş uçaklarının belirlenen hedefleri vurabilmesi, sistemlerin etkinliği konusunda soru işaretleri doğurdu.
İran savunması çöktü mü?
İran savunması çöktü mü sorusu, saldırıların boyutu nedeniyle gündeme geldi. Ancak uzmanlara göre “çöküş” ifadesi teknik olarak abartılı olabilir. İran’ın hava savunma altyapısı bulunuyor ve aktif sistemler kullanılıyor.
İran, özellikle Bavar-373 hava savunma sistemi ile dikkat çekiyor. Bunun yanında Raad hava savunma sistemi de orta menzilli tehditlere karşı tasarlanmış durumda. Ancak modern hava operasyonları yalnızca klasik bombardıman yöntemleriyle yapılmıyor. Elektronik harp, radar karıştırma ve uzun menzilli mühimmat kullanımı savunma sistemlerinin etkisini azaltabiliyor.
Bu nedenle yaşanan durum, savunmanın tamamen devre dışı kalmasından ziyade, belirli bölgelerde aşılması olarak değerlendiriliyor.
Saldırıyı neden durduramadı?
İran savunması saldırıyı neden durduramadı sorusunun yanıtı birkaç başlıkta toplanıyor. Öncelikle hava savunma sistemlerinin kapsama alanı ülkenin tamamını eşit yoğunlukta korumayabiliyor. Kritik bölgelerde yoğunlaşan savunma ağı, eş zamanlı ve çoklu saldırılar karşısında zorlanabiliyor.
Bavar-373 hava savunma sisteminin 300 kilometreyi aşan menzilde hedefleri vurabildiği iddia ediliyor. Aynı anda 100 hedefi tespit edebildiği ve 6 hedefe eş zamanlı müdahale kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor. Ancak yoğun elektronik karıştırma ve sahte hedef teknikleri kullanıldığında bu kapasite sınırlanabiliyor.
Raad hava savunma sistemi ise savaş uçakları, seyir füzeleri ve insansız hava araçlarına karşı tasarlanmış orta menzilli bir sistem olarak biliniyor. Fakat çok katmanlı ve koordineli saldırılarda, savunma sistemlerinin tepki süresi kritik önem taşıyor.
Uzmanlara göre modern savaşta hava savunma sistemleri tek başına yüzde yüz koruma sağlayamıyor.
Savaş uçakları nasıl içeri girdi?
Savaş uçakları nasıl içeri girdi sorusu, askeri teknolojinin geldiği noktayı gündeme getiriyor. Günümüzde saldırı uçakları yalnızca radar görünürlüğü yüksek klasik platformlardan oluşmuyor. Düşük radar izi taşıyan uçaklar, uzun menzilli seyir füzeleri ve uzaktan atılan mühimmatlar kullanılıyor.
Bir başka ihtimal ise saldırıların İran hava sahasının dışından, uzun menzilli mühimmatlarla gerçekleştirilmiş olması. Bu senaryoda uçakların doğrudan İran içlerine derin şekilde girmesine gerek kalmıyor. Ayrıca elektronik harp uçakları radar sistemlerini geçici olarak devre dışı bırakabiliyor.
Savunma uzmanları, yoğun ve koordineli saldırılarda en gelişmiş hava savunma sistemlerinin bile belirli açıklar verebildiğini vurguluyor.
Bavar-373 ve Raad sistemi yeterli mi?
İran’ın Bavar-373 hava savunma sistemi, Rus S-300 ambargosu sonrası geliştirildi. Katı yakıtlı Sayyad-4B füzesiyle donatıldığı açıklanan sistemin kısa menzilli balistik tehditleri de hedef alabileceği belirtiliyor.
Raad hava savunma sistemi ise 2012 yılında konuşlandırıldı ve daha çok orta menzilli hava tehditlerine karşı tasarlandı. Bu iki sistem, İran’ın çok katmanlı savunma konseptinin temelini oluşturuyor.
Ancak modern hava harekâtları; siber unsurlar, elektronik karıştırma, insansız sistemler ve uzun menzilli hassas mühimmatlarla birlikte yürütülüyor. Bu nedenle savunma ağının tamamen delinmesi yerine belirli noktalarda aşılması daha olası bir senaryo olarak görülüyor.
Bölgesel gerilim yeni bir aşamada mı?
İran savunması çöktü mü, saldırıyı neden durduramadı, savaş uçakları nasıl içeri girdi sorusu yalnızca askeri değil, stratejik bir tartışma da başlattı. İran’ın misilleme olarak İsrail’e füze atması ve Körfez’deki ABD üslerini hedef aldığını açıklaması, gerilimin daha da tırmanabileceğini gösteriyor.
Uzmanlara göre yaşananlar, hava savunma sistemlerinin varlığına rağmen modern savaşın çok boyutlu doğasını ortaya koyuyor. İran’ın savunma kapasitesinin tamamen ortadan kalktığına dair net bir veri bulunmuyor. Ancak yaşanan saldırılar, bölgedeki askeri dengenin yeniden sorgulanmasına yol açtı.