İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, ülkesinin nükleer stratejisine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunarak, uranyum zenginleştirme programından geri dönüş olmayacağının sinyalini verdi. Başkent Tahran'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan İslami, nükleer faaliyetlerin durdurulması ihtimaline kapıları tamamen kapatarak bu sürecin İran için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Uranyum zenginleştirmeyi "nükleer endüstrinin kalbi" olarak nitelendiren İslami, sürecin bu ilk ve en temel aşaması olmadan herhangi bir nükleer kapasiteden söz etmenin mümkün olmadığını belirtti.
Nükleer Teknoloji Kalkınmanın "İtici Gücü"
İran'ın nükleer programını yalnızca bir enerji hamlesi değil, aynı zamanda ulusal bir hak olarak gördüklerini ifade eden İslami, nükleer bilimi ülkenin gelişimindeki temel motor olarak tanımladı. Küresel güçlerin de benzer stratejiler izlediğine dikkat çeken kurum başkanı, ABD'nin ve mevcut Başkan Donald Trump'ın kendi güvenlik ve kalkınma doktrinlerinde nükleer teknolojiye verdikleri önceliği örnek gösterdi.
Tüm dünyanın bu alanda hızla ilerlediğini hatırlatan İslami, "Bilimsel gelişim İran halkının tartışılmaz bir hakkıdır. Bu yoldan hiçbir şekilde geri adım atmayacağız." sözlerini kullandı.
Washington'ın "Sıfır Zenginleştirme" Talebi Çıkmazda
İran'ın bu sert çıkışı, ABD Başkan Yardımcısı James David Vance'in geçtiğimiz günlerde yaptığı kritik çağrının hemen ardından geldi. Vance, yedi aydır devam eden kanlı savaşı sonlandırmak ve Washington'ın şartlarını yerine getirmek adına İran'ın nükleer zenginleştirme adımlarını ciddi ölçüde küçültmesi gerektiğini savunmuştu.
Ancak bu talep İran cephesinde karşılık bulmuş görünmüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in ortak saldırılarıyla patlak veren savaştan hemen önce Washington ile yürütülen müzakerelerde bazı esneklikler göstermeye hazır olduklarını belirtmişti. Buna rağmen Erakçi, o dönem masada olan ABD'nin "sıfır zenginleştirme" şartının Tahran tarafından asla kabul edilmeyeceğinin altını çizmişti.
Vurulan Tesisler ve Belirsiz Bekleyiş
İran'ın nükleer programı, 2015 yılında imzalanan tarihi anlaşma ile yüzde 3,67 seviyesinde sınırlandırılmıştı. Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın 2018 yılında anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesi ve ağır yaptırımları devreye sokması, Tahran'ın zenginleştirme oranını silah seviyesine yaklaşan yüzde 60 bandına kadar çıkarmasına neden olmuştu.
Bugün gelinen noktada ise nükleer programın teknik durumu büyük bir sır perdesi ardında. Çatışmalar sırasında İran'ın en önemli nükleer tesislerinin ağır hasar aldığı biliniyor. Uluslararası gözlemciler, tesislerdeki yıkımın boyutları nedeniyle uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin fiilen yeniden başlatılıp başlatılamadığı konusunda henüz net bir doğrulama yapamıyor.