Yeni Birlik Gazetesi Dünya İran’a saldırıda Çin sessiz kaldı, sessizliğin perde arkası

İran’a saldırıda Çin sessiz kaldı, sessizliğin perde arkası

Çin, ABD-İsrail’in İran’a saldırılarına sert kınamalarla karşılık verdi ancak somut adım atmadı. Pekin’in stratejik öncelikleri yeniden tartışılıyor.

MUHABİR: Mehmet Tufan

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları sürerken, Çin’in tepkisi sınırlı kaldı. Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, ABD ve İsrail’in saldırılarını “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Vang, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede Çin’in İran’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarını desteklediğini belirtti.

Somut Destek Sınırlı Kaldı

ABD ve İsrail’in operasyonlarının ardından, Çin’in İran’a sunabileceği somut destek sınırlı oldu. Analistler, Pekin’in çatışmalara doğrudan müdahil olmaktansa, süreci gözlemlemeyi ve uzun vadeli stratejik planlarını buna göre şekillendirmeyi tercih ettiğini belirtiyor.

Orta Doğu ve Enerji Riskleri

Savaş, Çin açısından enerji güvenliği ve Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatları açısından riskler barındırıyor. Çin’in Suudi Arabistan ve BAE’deki yatırımları, İran’daki yatırımlarını önemli ölçüde aşıyor. Bu durum, Pekin’in saldırılara karşı daha temkinli bir yaklaşım benimsemesine yol açtı.

Çin’in Bölgesel Stratejisi

Çin, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri kapasitesini ve İran’a yönelik operasyonlarını izleyerek stratejik önceliklerini belirliyor. Analistlere göre Pekin, olası bir Tayvan çatışması için askeri hazırlıklarını sürdürürken, İran’daki gelişmelerden çıkar sağlayabilir ve ABD’nin kaynaklarını bölgesel çatışmalara kaydırmasını gözlemleyebilir.

Çin’in sınırlı desteği, İran dışındaki yakın ortakları için de gösterdiği yaklaşımı yansıtıyor. Venezuela örneğinde olduğu gibi Pekin, bazı ülkelerde sınırlı tepki vermeyi tercih ediyor. Uzmanlar, Çin’in “demir gibi sağlam dostluk” olarak tanımladığı ilişkilerin, ABD’nin baskılarıyla test edileceğini belirtiyor.