İravani, ABD’nin bölgedeki askeri yığınağının, yapılan açıklamaların yalnızca söylem olmadığını gösterdiğini ifade etti. Olası bir askeri saldırının bölgesel ve küresel düzeyde ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten İravani, böyle bir adımın uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehdit oluşturacağını kaydetti.
Mektupta, söz konusu tehditlerin bölgeyi yeni bir kriz ve istikrarsızlık sürecine sürükleme riski taşıdığına dikkat çekildi.
Diplomatik Çözüm Vurgusu
İran’ın BM’nin amaç ve ilkelerine bağlılığını sürdürdüğü belirtilen mektupta, ülkenin barışçıl nükleer programına ilişkin belirsizliklerin giderilmesi amacıyla ABD ile yürütülen görüşmelere yapıcı ve ciddi şekilde katıldığı ifade edildi.
İravani, ABD’nin de müzakerelere eşitlik temelinde ve uluslararası hukuk normlarına uygun biçimde yaklaşması gerektiğini vurguladı. Kalıcı ve makul bir çözümün mümkün olduğu görüşü dile getirildi.
BM Güvenlik Konseyi’ne Çağrı
İran’ın BM Daimi Temsilcisi, BM Güvenlik Konseyi’ni uluslararası barış ve güvenliği koruma sorumluluğunu yerine getirmeye çağırdı. ABD’nin BM Şartı’nın 2(4). maddesi başta olmak üzere yükümlülüklerine uyması gerektiği ifade edildi.
Mektupta, güç kullanma tehdidinin ve saldırganlık eylemlerinin normalleştirilmemesi gerektiği belirtildi. Aksi halde bunun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından ağır sonuçlar doğurabileceği kaydedildi.
“Meşru Müdafaa Hakkı Kullanılacaktır”
İran’ın gerilim ya da savaş arayışında olmadığı ancak kendini savunma konusunda kararlı olduğu vurgulandı. Ülkenin askeri saldırıya maruz kalması halinde BM Şartı’nın 51. maddesi kapsamında meşru müdafaa hakkını kullanacağı ifade edildi.
Mektupta, böyle bir durumda düşman kuvvetlere ait bölgedeki üsler, tesisler ve varlıkların meşru hedef olarak değerlendirileceği belirtildi. Doğabilecek sonuçların sorumluluğunun ABD’ye ait olacağı kaydedildi.
İravani, söz konusu mektubun resmi belge olarak BM üyesi devletlere iletilmesini talep etti.