İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD yönetiminin barış müzakerelerindeki tutumunu eleştirdi. Trump’ın "aşırı talepler" iddiasına karşı çıkan Garibabadi, sunulan önerilerin yasa dışı güç kullanımıyla başlayan krizi bitirmeyi amaçlayan, Birleşmiş Milletler Şartı’na uygun ve son derece makul maddeler olduğunu ifade etti.
"Tehdit Altında Barış İnşa Edilemez"
Diplomatik çözümün önündeki en büyük engelin ABD'nin "tehdit" dili olduğunu savunan İranlı yetkili, “Gerçek barış, tehdit ve zorla taviz alma yöntemleriyle inşa edilemez” dedi. Garibabadi, Tahran’ın ilkeli bir duruş sergilediğini hatırlatarak, ABD’nin barış adı altında bir "teslimiyet belgesi" dayattığını ve bunun asla kabul edilmeyeceğini net bir dille belirtti.
İşte İran’ın "Olmazsa Olmaz" Dediği Koşullar
Garibabadi, savaşın kalıcı olarak sona ermesi için Tahran’ın sunduğu temel talepleri şu şekilde sıraladı:
Savaşın bir daha yaşanmayacağının güvence altına alınması.
Savaş süresince oluşan maddi ve manevi zararların tazmin edilmesi.
İran üzerindeki kuşatmanın ve yasa dışı yaptırımların derhal kaldırılması.
İran halkının egemenlik haklarına saygı gösterilmesi.
İslamabad Görüşmeleri Sonrası Tansiyon Zirvede
Pakistan’ın başkentinde büyük umutlarla başlayan ancak tarafların anlaşmazlığı nedeniyle sonlandırılan ateşkes görüşmeleri, bölgedeki askeri hareketliliği de tetikledi. Görüşmelerin başarısızlığından birbirini sorumlu tutan Washington ve Tahran hattında, Hürmüz Boğazı'ndaki abluka ve karşılıklı tehditler küresel piyasaları tedirgin etmeye devam ediyor.
"Haklarımıza Saygı Gösterilmesini İstiyoruz"
Garibabadi, taleplerinin uluslararası hukuka dayalı olduğunu vurgulayarak, "İstediklerimiz aşırı talepler değil; aksine ciddi ve kalıcı bir düzenlemenin asgari koşullarıdır" dedi. İranlı yetkilinin bu açıklamaları, diplomaside kapıların henüz tamamen kapanmadığını ancak Tahran’ın geri adım atmaya niyetli olmadığını bir kez daha kanıtladı.