Yayımlanan mektupta Arakçi, Hamaney’e yönelik saldırının uluslararası hukuk ve örfün bağlayıcı ilkelerine aykırı olduğunu belirtti. Ayrıca 1973 tarihli “Uluslararası Koruma Altındaki Kişilere Karşı Suçların Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi”nde yer alan hükümlerin de ihlal edildiğini ifade etti.
Arakçi, söz konusu eylemin uluslararası sorumluluk doğurduğunu kaydederek, ilgili devletlerin bu ihlallerden sorumlu tutulması gerektiğini bildirdi.
“Uluslararası Sorumluluk Doğurur” İfadesi
Mektupta, saldırının yalnızca devletlerin sorumluluğunu değil, bireysel cezai sorumluluğu da beraberinde getirdiği vurgulandı. Arakçi, “Bu eylem, ilgili ihlalde bulunan devletlerin uluslararası sorumluluğunu doğurmaktadır. Ayrıca ABD Başkanı, İsrail Başbakanı ve bu suç teşkil eden fiilin planlanması, emredilmesi, onaylanması, işlenmesi ya da herhangi bir şekilde yardım ve yataklık edilmesine katılan tüm kişilerin bireysel cezai sorumluluğunu da beraberinde getirmektedir.” ifadelerini kullandı.
Meşru Müdafaa Vurgusu
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, İran’ın Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu belirtti. Mektupta, BM Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi üyelerine Hamaney’e yönelik saldırının hesabının sorulması için derhal somut ve etkili adımlar atılması çağrısında bulunuldu.
Arakçi’nin mektubunda, uluslararası hukukun temel ilkelerinin korunması gerektiği ve söz konusu eylemin uluslararası düzen açısından sonuçlar doğurduğu ifade edildi.
İran tarafı, BM organlarını sürece müdahil olmaya ve gerekli adımları atmaya davet ederken, mektubun içeriğinde uluslararası hukuk çerçevesinde sorumluluk ve hesap verebilirlik vurgusu öne çıktı.