İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, bölgede devam eden çatışmaların yeni bir aşamaya girdiğini belirterek İran’ın askeri stratejisinde önemli bir değişikliğe gidildiğini açıkladı. Pezeşkiyan, İran’ın eski füze stoklarının büyük ölçüde tükendiğini ve bundan sonraki süreçte daha gelişmiş füze sistemlerinin kullanılacağını söyledi.
Pezeşkiyan, yeni dönemde “Kheibar Shekan-4” olarak adlandırılan füze sistemlerinin devreye alınacağını ifade ederek, bu füzelerin özellikle İsrail ve Orta Doğu’daki ABD askeri unsurlarını hedef alabilecek kapasitede olduğunu dile getirdi. İran lideri, “Savaşın yeni bir aşamasına girdik. Tahran eski füze stoklarını tüketti ve şimdi İslam Cumhuriyeti’nin gerçek teknolojisi ortaya çıkacak” ifadelerini kullandı.
BÖLGEDE GERİLİM YÜKSELİYOR
Son dönemde İran ile İsrail arasında karşılıklı saldırılar ve sert açıklamalar bölgedeki gerilimi daha da artırdı. İsrail’in İran bağlantılı hedeflere yönelik operasyonları ve İran’ın buna karşılık verdiği füze ve insansız hava aracı saldırıları, Orta Doğu’daki güvenlik dengelerini yeniden gündemin merkezine taşıdı.
ABD yönetimi ise İran’dan gelebilecek olası saldırılara karşı bölgedeki askeri varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Washington, hem İsrail’e hem de Körfez’deki askeri üslerine yönelik savunma önlemlerini artırdığını açıkladı.
KHEIBAR SHEKAN-4’ÜN DİKKAT ÇEKEN ÖZELLİKLERİ
İran’ın geliştirdiği Kheibar Shekan-4 füze sistemi orta menzilli balistik füze kategorisinde yer alıyor. Yaklaşık 1.450 kilometre menzile sahip olduğu belirtilen füzenin bazı değerlendirmelere göre 1.800 ila 2.000 kilometreye kadar ulaşabileceği ifade ediliyor.
Katı yakıtlı roket motoruna sahip olan sistemin yaklaşık 11,4 metre uzunluğunda ve 6,3 ton ağırlığında olduğu belirtiliyor. Yaklaşık 500–550 kilogramlık yüksek patlayıcı savaş başlığı taşıyabilen füzenin, manevra yapabilen savaş başlığı sayesinde füze savunma sistemlerinden kaçınma kabiliyeti bulunduğu değerlendiriliyor.
Mobil fırlatma araçlarından ateşlenebilmesi ise sistemin tespit edilmesini zorlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre bu menzil sayesinde İsrail’in yanı sıra ABD’nin Orta Doğu’daki bazı askeri üsleri, Körfez ülkeleri ve Doğu Akdeniz’deki hedefler İran’ın vurma alanı içinde kalıyor.