Orta Doğu coğrafyası, yerel ateşkes anlaşmalarına rağmen askeri ve diplomatik kırılma hatlarının peş peşe tetiklenmesiyle bir kez daha topyekun savaşın eşiğine geldi.
İsrail ordusunun, yürürlükteki ateşkese rağmen Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyinde yer alan Dahiye bölgesine yönelik düzenlediği ve ilk belirlemelere göre 2 kişinin ölümüne, 11 kişinin ise yaralanmasına yol açan hava saldırısı, bölgedeki askeri dengeleri kökünden sarstı. Bu kanlı eylemin hemen ardından Tahran yönetiminden gelen sert intikam açıklamaları, yerini dakikalar içinde sıcak çatışmaya bıraktı.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rezai, "Bu akşam işgal altındaki toprakların gökyüzünü görün" mesajıyla misillemeyi duyururken, İran ordusu Tel Aviv ve çevresi başta olmak üzere İsrail'in stratejik bölgelerine yönelik çok dalgalı bir balistik füze operasyonu başlattı.
Saldırının başlamasıyla birlikte Tel Aviv, Hayfa, Nasıra ve İsrail'in kuzeyindeki birçok kentte hava savunma sirenleri (kırmızı alarm) aralıksız şekilde çalmaya başladı. Patlama seslerinin yankılandığı ülkede panik dalgası büyürken, İsrail İç Cephe Komutanlığı sığınak talimatı yayınladı.
İsrail ordusu (IDF), İran'dan fırlatılan füzeleri doğrulayarak Arrow ve Demir Kubbe hava savunma sistemlerinin acil olarak devreye girdiğini ve ilk dalgada gelen iki balistik füzenin atmosfer sınırında etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Krizin büyümesi üzerine Tel Aviv'deki Ben Gurion Uluslararası Havalimanı uçuşlara tamamen kapatılırken, ülke genelinde eğitime ara verildiği açıklandı.
ABD'den müzakere çağrısı ve İran sokaklarında kutlamalar
Füzelerin fırlatılmasının ardından Orta Doğu semalarında (Batı Şeria ve Ürdün dahil) balistik füzelerin izleri çıplak gözle görülürken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi sosyal medya hesabı üzerinden yan yana İran ve Lübnan bayrakları paylaşarak operasyona açık diplomatik destek verdi.
İran ordusu tarafından yapılan resmi açıklamada ise İsrail uyarılmaya devam edilerek, "Eğer İsrail Lübnan'a yönelik saldırılarını genişletir ya da İran'ın meşru eylemlerine askeri bir karşılık vermeye kalkışırsa, çok daha yıkıcı ve ezici yeni saldırı dalgalarıyla karşılaşacaktır" tehdidinde bulunuldu. Operasyon haberlerinin Tahran'a ulaşmasıyla birlikte binlerce İranlı, meydanlara dökülerek füze saldırılarını bayraklar ve sloganlar eşliğinde kutlamaya başladı.
Küresel piyasaları ve enerji koridorlarını derinden sarsan bu tehlikeli tırmanışa dair Washington'dan da ilk hamle geldi. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın askeri hamlelerine ilişkin yaptığı acil değerlendirmede, Lübnan'da kalıcı bir barış zemini aradıklarını belirtti. Tahran yönetimine doğrudan bir çağrıda bulunan Trump, "Füzelerinizi ateşlediniz, bu hamle askeri mesaj için yeterli. Bölgeyi daha fazla ateşe atmadan derhal müzakere masasına geri dönün ve yeni bir diplomatik anlaşma yapın" ifadelerini kullandı.
Bölgedeki hava savunma bataryalarının alarm seviyesi en üst düzeyde tutulurken, çatışmanın bölgesel bir savaşa evrilip evrilmeyeceği küresel kamuoyunun bir numaralı gündem maddesi olmayı sürdürüyor.