Yeni Birlik Dünya İsrail ateşkesi hiçe saydı: Lübnan’ın güneyine hava ve topçu saldırısı

İsrail ateşkesi hiçe saydı: Lübnan’ın güneyine hava ve topçu saldırısı

İsrail ile Lübnan arasında sağlanan ateşkes ve imzalanan çerçeve anlaşmasına rağmen İsrail ordusu, Lübnan’ın güney beldelerine yönelik hava ve topçu bombardımanını sürdürüyor.

İsrail ile Lübnan arasında yürürlükte olan ateşkes ve taraflar arasında varılan diplomatik çerçeve anlaşmasına rağmen bölgede silahlar susmuyor. İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde yer alan yerleşim yerlerine yönelik gerçekleştirdiği yeni hava ve topçu saldırıları, sahada gerilimin yeniden tırmanmasına neden oldu.

Güney Beldelerine Havadan ve Karadan Bombardıman

Lübnan Resmi Haber Ajansı (NNA) tarafından aktarılan bilgilere göre, İsrail hava kuvvetlerine ait savaş uçakları ülkenin güney kesiminde yer alan Mansuri ve Kefertebnit beldelerindeki kritik noktaları hedef aldı. Hava saldırılarının hemen ardından İsrail topçu birlikleri de Mansuri ve Mecdel Zun yerleşim yerlerine yönelik yoğun bombardıman başlattı. Saldırılarda meydana gelen hasar ve olası can kayıplarına ilişkin incelemeler devam ediyor.

Diplomatik Sürece Rağmen İhlaller Sürüyor

İsrail ordusunun 2 Mart tarihinde başlattığı geniş çaplı hava harekatı ve karadan işgal adımları, Lübnan genelinde derin bir insani krize yol açmıştı. Lübnan hükümeti, çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte ülke içinde yerinden edilen sivillerin sayısının 1 milyon sınırını aştığını duyurmuştu.

17 Nisan’da sağlanan ve müteaddit defalar uzatılan ateşkes kararına, ayrıca Washington’da gerçekleştirilen 5 turluk doğrudan müzakerelerin ardından 26 Haziran’da imzalanan çerçeve anlaşmasına karşın sahadaki askeri hareketlilik sona ermedi.

Bilanço Ağırlaşıyor: Can Kaybı 4 Bini Aştı

Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son veriler, çatışmaların boyutunu gözler önüne seriyor. Bakanlık, 2 Mart’tan bu yana devam eden İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının en az 4 bin 386’ya yükseldiğini kaydetti. Sahadaki ateşkes ihlallerinin diplomatik kanallardaki hassas dengeyi nasıl etkileyeceği ise endişeyle takip ediliyor.