Yeni Birlik Gazetesi Dünya İsrail basınından çarpıcı Mekke Anlaşması analizi: 'En kârlı çıkan Türkiye olacak'

İsrail basınından çarpıcı Mekke Anlaşması analizi: 'En kârlı çıkan Türkiye olacak'

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması, İsrail basınında geniş yankı buldu. İsrail merkezli Calcalist gazetesi, mutabakatın salt bir askeri ittifaktan ibaret olmadığını belirterek, savunma sanayisi ve ekonomik iş birliği sayesinde en büyük kazananın Türkiye olacağını yazdı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Cuma günü Mekke’de imzalanan tarihi "Mekke Savunma Anlaşması", küresel ölçekte yankı uyandırmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in bir araya gelerek imza attığı mutabakat, İsrail basınının da merceği altına alındı. İsrail merkezli önde gelen ekonomi ve haber portallerinden Calcalist, anlaşmanın jeopolitik boyutunun ötesine geçerek ekonomik yansımalarını değerlendirdiği kapsamlı bir analiz yayımladı. Analizin merkezinde ise ittifakın Türkiye'ye sunacağı devasa ticari ve stratejik fırsatlar yer alıyor.

Güvenlik şemsiyesinden stratejik ortaklığa

Calcalist'in analizine göre, Mekke Anlaşması temelde bir kolektif savunma paktı niteliği taşıyor ve taraflardan birine yapılan silahlı saldırıyı tümüne yapılmış kabul ediyor. Ancak İsrail basınına göre Ankara için asıl kritik nokta, metinde yer alan savunma iş birliğinin "tüm boyutlarıyla" derinleştirilmesi kararı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mutabakat sonrası "savunma sanayisinde ortak projeler" vurgusu yapması, Türkiye'nin bu adımı yalnızca bir güvenlik kalkanı olarak değil, savunma ihracatını domine edecek küresel bir platform olarak kurguladığını gösteriyor.

Savunma sanayisi için milyar dolarlık potansiyel

Anlaşmanın zamanlamasına dikkat çeken gazete, Türkiye'nin savunma sanayisindeki yükselen grafiğinin altını çizdi. 2025 yılında savunma ve havacılık ihracatını bir önceki yıla göre yüzde 48 gibi rekor bir oranla artırarak 10,05 milyar dolara taşıyan Ankara, yeni sözleşme büyüklüğünde de 17,8 milyar doları görmüş durumda. Analizde, Suudi Arabistan'ın rekabetçi fiyatlar sunan, sahada rüştünü ispatlamış ve en önemlisi teknoloji transferine açık sistemlere ihtiyaç duyduğu belirtildi. Riyad yönetiminin 2030 Vizyonu kapsamında askeri harcamalarının yüzde 50'sini yerelleştirme hedefi ile Türkiye'nin üretim modeli kusursuz bir uyum sergiliyor.

Baykar ve Roketsan rüzgarı büyüyor

İki ülke arasındaki savunma entegrasyonunun aslında yeni bir hamle olmadığı, son yıllarda atılan stratejik adımların bir zirvesi olduğu belirtiliyor. Yaklaşık üç yıl önce Baykar ile Suudi Arabistan arasında imzalanan ve teknoloji transferini içeren dev İHA ihracatı sözleşmesi bu sürecin ilk büyük kıvılcımıydı. Gazete, henüz Şubat 2026'da Türk savunma devi Roketsan'ın Suudi Arabistan'da yerel üretim kapasitesi ve tedarik zinciri kurmak üzere attığı yeni imzalara dikkat çekerek, Mekke Anlaşması'nın bu ticari rüzgarı çok daha kalıcı, uzun vadeli ve devletlerarası bir zemine taşıyacağını ifade ediyor.

Sadece silah değil, topyekûn ekonomik entegrasyon

İsrail gazetesi, olayın salt askeri boyutuyla okunmaması gerektiği konusunda uyarıyor. İki ülke arasında 8,6 milyar doları aşan ve bu yıl 10 milyar dolar barajını geçmesi beklenen ticaret hacmi, entegrasyonun sivil tarafını oluşturuyor. Suudi Arabistan'ın 2026 yılı itibarıyla Türkiye'deki yatırımlarının 2 milyar doları aştığı, Türk müteahhitlerin ise Suudi pazarında bugüne dek toplam 32,5 milyar dolarlık 434 dev projeyi başarıyla tamamladığı rakamlarla ortaya konuyor. Savunma alanındaki bu güçlü kenetlenmenin; finans, inşaat ve karşılıklı yatırımlara doğrudan çarpan etkisi yapması bekleniyor.

Mükemmel üçlü denklem: Sermaye, askeri güç ve sanayi

Calcalist analizinin en can alıcı tespitini ise kurulan üçlü denklemin kusursuz güç dağılımı oluşturuyor. Habere göre Suudi Arabistan sınırsız bir sermaye gücü ve devasa bir tedarik pazarı sunarken, Pakistan denkleme köklü bir askeri derinlik ve insan kaynağı katıyor. Türkiye ise bu devasa pazar ve askeri ihtiyacı somut teknolojik ürünlere dönüştürebilecek gelişmiş sanayi altyapısı ile kilit rolü üstleniyor. Analiz, Ankara'nın doğru hamlelerle ilerlemesi halinde, Mekke Anlaşması'nın önümüzdeki yıllarda Türkiye ekonomisini sırtlayan en güçlü motorlardan biri olacağını ve ittifakın en büyük kazananının Türkiye olacağını vurguluyor.