10 Ekim 2025 tarihinde resmi olarak yürürlüğe giren ateşkes anlaşması, Gazze Şeridi’nde aranan barış ortamını sağlamaya yetmedi. İsrail ordusu, taahhütlere rağmen bölgenin kuzeyinden güneyine kadar pek çok noktayı gece boyunca ateş altında tuttu.
Karadan, denizden ve havadan yürütülen bombardımanlar sivil yerleşim yerlerini hedef alırken, Gazze Sağlık Bakanlığı lojistik imkansızlıklar nedeniyle acil sağlık hizmetlerinin tamamen durma noktasına geldiği yönünde uluslararası topluma acil kodlu bir uyarıda bulundu.

Karadan ve Denizden Ağır Bombardıman: Sivil Yapılar Hedefte
Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın aktardığı bilgilere göre; İsrail askeri unsurları gece boyunca durmaksızın topçu atışları gerçekleştirdi. Özellikle Han Yunus kentinin güney kesimlerinde çok sayıda konut ve sivil altyapı patlayıcılarla yerle bir edildi. Görgü tanıkları, kentin farklı mahallelerinin tanklar, insansız hava araçları (İHA) ve savaş gemileri tarafından yoğun ateş altına alındığını bildirdi.
Saldırılar yalnızca Han Yunus ile sınırlı kalmadı. Gazze’nin orta kesiminde bulunan Bureyc Mülteci Kampı’nın doğu bölgeleri ile güneydeki Refah kenti çevresi topçu mermilerinin hedefi oldu. Kuzeyde ise Cibaliya ve Tuffah Mahallesi yakınlarında İHA’ların yerleşim alanlarına ateş açması sonucu ardı ardına patlama sesleri yükseldi.

Ateşkes Döneminin Acı Bilançosu Ağırlaşıyor
Resmi kaynaklardan derlenen verilere göre, İsrail ordusunun 10 Ekim 2025’ten bu yana "ateşkese rağmen" gerçekleştirdiği saldırılarda en az 1098 kişi yaşamını yitirdi, 3 bin 535 kişi ise yaralandı. Arama kurtarma ekiplerinin enkaz altından çıkardığı cansız beden sayısı ise 800’e ulaştı. Ekim 2023’ten bu yana devam eden topyekun süreçte Gazze Şeridi’ndeki toplam can kaybı 73 bin 221’e, yaralı sayısı ise 173 bin 643’e yükselmiş durumda.

Ambulans Filosu Felç Oldu: Yüzde 70’i Hizmet Dışı
Saldırıların yanı sıra bölgeye yönelik ağırlaştırılmış abluka, sağlık sistemini işlevsiz bırakmak üzere. Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, teknik arızalar, yedek parça temin edilememesi ve bölgeye lastik, akü ile motor yağı girişine izin verilmemesi nedeniyle bakanlık bünyesindeki araçların yüzde 70’inin tamamen kullanım dışı kaldığı vurgulandı.
Bakanlığa bağlı 82 ambulanstan 39’unun tamamen hurdaya döndüğü, geriye kalan araçlardan 17’sinin ise acil teknik bakıma ihtiyaç duyduğu belirtildi. Haftada yaklaşık 5 bin hastanın naklini gerçekleştiren ve sağlık tesislerine lojistik destek sağlayan bu sistemin durması, binlerce yaralının tedaviye ulaşamaması anlamına geliyor.

"Sağlık Sistemini Tamamen Durdurma Kararı"
Gazze Sağlık Bakanlığı, en temel sarf malzemelerinin bile bölgeye sokulmamasını "acil sağlık sisteminin fiilen tasfiye edilmesi" olarak nitelendirdi. Araçların periyodik bakımlarının aylardır yapılamadığı ve mevcut araçların çok yüksek risk altında çalıştığı ifade edildi.
Uluslararası topluma, Birleşmiş Milletler’e ve insani yardım kuruluşlarına çağrıda bulunan bakanlık, lojistik tıkanıklığın aşılması adına motor yağı, yedek parça ve lastik tedarikinin derhal serbest bırakılmasını istedi. Ayrıca, hayati fonksiyonların sürdürülebilmesi amacıyla dizel yakıtla çalışan 60 yeni ambulansın acilen bölgeye ulaştırılması gerektiği bildirildi. Tüm imkansızlıklara rağmen sağlık personelinin görev başında olduğu ancak dış destek gelmediği takdirde kitlesel ölümlerin kaçınılmaz olduğu uyarısı yapıldı.