El Halil'de İnanç Özgürlüğüne Darbe: Harem-i İbrahim Camisi’nde Ezan Sesi Susturuldu
İşgal altındaki Batı Şeria'nın güneyinde yer alan tarihi El Halil kentinde gerilim, kutsal mekanlara yönelik müdahalelerle yeni bir boyuta taşındı. İsrail yönetimi, Müslümanlar için büyük bir manevi değere sahip olan Harem-i İbrahim Camisi’nde ezan okunmasını 10 gündür tamamen engelliyor. Bölgedeki hak ihlallerini aktaran Harem-i İbrahim Camisi Vakfı Müdürü Mutez Ebu Suneyne, işgal güçlerinin cami avlusundaki çatı onarım çalışmalarını bahane ederek müezzinin minareye çıkmasına izin vermediğini belirtti.
"Tadilat" Bahanesiyle Fiili İşgal ve Yahudileştirme Adımları
Cami içerisinde İsrail'e ait iş makinelerinin ve çalışma ekiplerinin hararetli bir faaliyet yürüttüğünü vurgulayan Ebu Suneyne, ibadethanenin çatısına demir sütunlar ve çubuklar monte edildiğini açıkladı. Kutsal mekanın tarihi dokusuna zarar veren bu yapısal müdahalelerin arka planında daha büyük bir planın yattığına dikkat çeken Vakıf Müdürü, şu uyarıda bulundu:
"Harem-i İbrahim Camisi tamamen İslam’a ait bir mirastır. İşgalci güçler, bu tür saldırganlıklar ve yapısal ihlaller yoluyla camiyi tamamen Yahudileştirmeye, kendi kontrolünü kalıcı kılmaya ve haremin asırlık tarihi kimliğini değiştirerek mevcut gerçekliği tersyüz etmeye çalışıyor. Yaşananlar, caminin bir sinagoga dönüştürülme çabasının açık bir kanıtıdır."
Belediyenin Yetkileri Alındı, Radikal Yerleşimcilere Devredildi
Kutsal mekandaki kriz sadece fiziki müdahalelerle sınırlı değil. İsrail makamları, El Halil Belediyesinin Mescid-i İbrahim ve tarihi eski kent üzerindeki idari, teknik ve düzenleme yetkilerini elinden aldı. Bu kritik yetkiler, bölgede Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin konuşlandığı Kiryat Arba yerleşim birimine bağlı sözde "Dini Meclis"e devredildi. Filistinli kurumlar ve sivil toplum kuruluşları, bu adımı sert bir dille reddederek durumu caminin uluslararası alanda korunan tarihi ve hukuki statüsüne yönelik doğrudan bir saldırı olarak tanımladı.
Yaklaşık 1500 İsrail askerinin koruması altında yaşayan 400 kadar radikal İsrailli yerleşimci, 30 binden fazla Filistinlinin hayatını adeta abluka altında sürdürmesine neden oluyor.

1994 Katliamından Bugüne: Adım Adım Bölünme ve İlhak
Harem-i İbrahim Camisi, 1994 yılında aşırılık yanlısı bir Yahudi yerleşimcinin gerçekleştirdiği ve 29 Müslüman'ın secdede hayatını kaybettiği katliamın ardından İsrail tarafından fiilen bölünmüştü. Katliam sonrası caminin yüzde 63'ü Yahudilere, yüzde 37'si ise Müslümanlara tahsis edilmişti.
1997 yılında imzalanan El Halil Protokolü uyarınca kentin idaresi Filistin yönetimi ile paylaşılmış, caminin teknik işleri El Halil Belediyesine bırakılmıştı. Ancak son dönemde aşırı sağcı İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in "tarihi bir düzeltme" olarak nitelendirdiği hamleyle, El Halil Anlaşması tek taraflı olarak feshedildi. Belediyenin cami avlusunun kapatılmasına yönelik İsrail taleplerini reddetmesi üzerine, Ocak 2026'da planlama yetkileri de elinden alınarak bölgenin tamamen ilhak edilmesinin önü açıldı.