İsrail merkezli The Jerusalem Post gazetesinde yayınlanan bir köşe yazısında, ABD’nin İran’ı yenmesi için kara harekâtı düzenlemesi gerektiği belirtildi. Yaklaşık 1,5 milyon askere ihtiyaç olduğunu ve bunun için genç Amerikalıların borçlarının affedilmesi karşılığında askere alınmasını önerdi. Emekli Kanada Subayı AJ Jaff imzalı makale, Washington’ın izleyebileceği stratejileri tartışmaya açarken kamuoyunda geniş çaplı tepkilere yol açtı.
Borç Krizi AskerÎ Kaynağa Dönüştürülebilir mi?
Yazar Jaff, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü hava bombardımanlarının tek başına yeterli olmadığını, ülkenin kontrol altına alınmasının ise 750 bin ila 1,5 milyon arasında asker gerektirdiğini savundu. Mevcut 452 bin kişilik aktif ABD ordusunun bu operasyon için yetersiz olduğunu belirten Jaff, çözüm olarak ülkedeki devasa hane halkı borç yüküne dikkat çekti.
Verilere göre, 18 ila 34 yaş arasındaki Amerikalı gençler; öğrenci kredisi, kredi kartı ve taşıt borçları dahil olmak üzere 40 bin dolar ile 100 bin dolar arasında borç taşıyor. Jaff, 24 ila 36 aylık askerî hizmet süresi karşılığında bu borçların tamamen silinmesini ve Gaziler Yasası kapsamının genişletilmesini, gönüllü asker alımını arttıracak en verimli mekanizma olarak nitelendirdi.
Tarihsel Emsaller ve Stratejik Seçenekler
Yazar, bu tarz teşviklerin tarihte örnekleri bulunduğunu savunarak İkinci Dünya Savaşı’ndaki Gaziler Yasası’nı, Vietnam Savaşı’ndaki üniversite ertelemelerini ve 11 Eylül sonrası sunulan vatandaşlık yollarını hatırlattı. İran savaşı için de borç hafifletme teklifinin kaçınılmaz olduğunu öne süren Jaff'ın planı; Kongre’nin İran'daki azınlıkların bağımsızlığını tanıması ve Çin ile petrol anlaşması yapılmasıyla birlikte Washington’ın elindeki 3 kinetik olmayan seçenekten biri olarak sunuldu.
Kamuoyu ve Basından Sert Tepki
Yazarın kendisi tarafından bile "ahlaki açıdan rahatsız edici" olarak tanımlanan öneri, medyada ve sivil toplum kuruluşlarında sert eleştirilerle karşılandı. The Blaze, planı Amerikan borçluluğunun küstahça bir istismarı olarak değerlendirirken, Mises Enstitüsü yazıyı İsrail'in çıkarları doğrultusunda Amerikalıların ölüme sürüklenmesi çağrısı olarak yorumladı. Tartışmalar, önerinin uygulanabilirliğinden ziyade etik boyutları ve içerdiği siyasi anlamlar üzerine yoğunlaştı.
Öneriye tepki gösteren bazı kimseler ise “İsrail'in İran ile son Amerikalıya kadar savaşmayı hedeflediğini” savundu.