Yeni Birlik Gazetesi Dünya İsrail’den Sumud Filosu açıklaması: Alıkonulan aktivistler Yunanistan’a gönderilecek

İsrail’den Sumud Filosu açıklaması: Alıkonulan aktivistler Yunanistan’a gönderilecek

Girit açıklarında Küresel Sumud Filosu’na baskın düzenleyen İsrail, alıkonulan yaklaşık 175 aktivistin Yunanistan’da karaya çıkarılacağını duyurdu. İstanbul'da ise olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

İsrail Dışişleri Bakanlığı, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ancak Girit adası açıklarında İsrail donanması tarafından müdahale edilen Küresel Sumud Filosu’ndaki aktivistlerin durumuna ilişkin açıklama yaptı. 

Bakanlık, uluslararası sularda düzenlenen operasyonla alıkonulan ve aralarında çok sayıda yabancı uyruklunun bulunduğu yaklaşık 175 aktivistin, varılan mutabakat çerçevesinde Yunanistan’da karaya çıkarılacağını bildirdi.

Uluslararası sularda korsanlık ve abluka suçlaması

Global Sumud Filosu, Yunanistan kara sularına yaklaşık 54 mil mesafede bulunurken İsrail’e ait 7 savaş gemisi ve çok sayıda insansız hava aracı (İHA) tarafından kuşatılmıştı. Aktivistler, müdahale sırasında iletişimin sinyal karıştırıcılarla (jamming) kesildiğini ve İsrail komandolarının 21 gemiye el koyduğunu belirtti. 

Müdahaleden kaçmayı başaran 17 teknenin ise Yunanistan kara sularına sığındığı öğrenildi. İrlanda Cumhurbaşkanı’nın kız kardeşi ve 20 Türk vatandaşının da aralarında bulunduğu konvoya yapılan bu saldırı, uluslararası kamuoyunda "korsanlık eylemi" olarak nitelendirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan resen soruşturma

Saldırının ardından Türkiye harekete geçerek hukuki süreci başlattı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Küresel Sumud Filosu’na yönelik gerçekleştirilen müdahaleyle ilgili resen soruşturma açıldığını duyurdu. Soruşturmanın; "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "ulaşım araçlarının kaçırılması", "yağma" ve "eziyet" suçları kapsamında yürütüldüğü belirtildi. 

Savcılık, filoda bulunan Türk vatandaşlarının mağduriyetlerini ve uluslararası hukuk ihlallerini raporlamak üzere delil toplama sürecine başladı.

Mavi Marmara’dan bugüne deniz hukuku ve devlet sorumluluğu

İsrail'in uluslararası sularda sivil gemilere yönelik müdahaleleri, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) çerçevesinde "seyrüsefer serbestisi" ilkesinin açık bir ihlali olarak değerlendiriliyor. 1994 tarihli San Remo El Kitabı uyarınca silahlı çatışma hukukunda deniz ablukaları belirli şartlara bağlanmış olsa da, insani yardım taşıyan sivil gemilere açık denizde düzenlenen askeri operasyonlar evrensel yargı yetkisi kapsamında suç teşkil edebiliyor. 

2010 yılındaki Mavi Marmara saldırısından bu yana benzeri yardım filolarına yapılan müdahaleler, devletlerin egemenlik hakları ile sivil toplumun insani dayanışma çabaları arasındaki gerilimin en somut örneklerini oluşturuyor.