İsrail, nükleer kapasitesini sınırlamak ve yok etmek amacıyla hareket eden ülkeler arasında yer alıyor. Yapılan tahminlere göre, Tel Aviv’in elinde en az 90 nükleer savaş başlığı bulunuyor. Ülkenin ayrıca, yüzlerce nükleer savaş başlığı üretimine yetecek kadar radyoaktif madde stoku olduğu ifade ediliyor. İsrail’in nükleer silahları, savaş uçakları, denizaltılar ve karadaki füze bataryalarıyla ateşlenebiliyor.
Nükleer Silah Programının Başlangıcı
İsrail’in nükleer programının temelleri, 1952 yılında İsrail Atom Enerjisi Komisyonu’nun kurulmasıyla atıldı. Komisyonun ilk başkanı Ernst David Bergman, nükleer bombanın İsraillilerin bir daha asla kurban olmaması için bir garantör olduğunu söylemişti.
1958’de Dimona kasabası yakınlarında nükleer silah üretimi için tesis inşasına başlandı. 1967 yılında İsrail, nükleer patlayıcılar üretebilecek kapasiteye sahip oldu. Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu ise 1973 yılında İsrail’in elinde nükleer silah bulunduğunu açıkladı.
Uluslararası Denetim ve Politika
İsrail, nükleer programının barışçıl amaçlarla yürütüldüğünü savunsa da uluslararası denetimlerden uzak kaldığı dikkat çekiyor. Ülke, ABD’nin nükleer şemsiyesi kapsamında yer almıyor ve BM Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nı imzalamayan beş ülkeden biri konumunda.
2018 yılında Dimona’daki nükleer araştırma merkezinde konuşma yapan Başbakan Binyamin Netanyahu, düşmanlarını tehdit eden üstü kapalı ifadeler kullanarak ülkenin nükleer kapasitesini ima etti.