İsrail siyasetinde yaklaşan 27 Ekim genel seçimleri öncesi tansiyon giderek artıyor. Kamuoyu yoklamalarında mevcut iktidar koalisyonunun kan kaybettiği bir dönemde, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'den siyasi arenayı hareketlendiren radikal açıklamalar geldi. Sosyal medya platformu X üzerinden bir mesaj yayımlayan Ben-Gvir, gelecekte kurulacak bir hükümette savunma bakanlığı görevini alması durumunda Filistinli esirlerin idam edilmesini sağlayacağını duyurdu. Açıklamalarında ayrıca Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistinlilerin sürgün edilmesini öngören politikaları da kalıcı hale getireceğini vurguladı.
Cezaevi baskını ve Hasan Selame ile yüzleşme
Tartışmalı çıkışlarıyla bilinen İsrailli bakan, kısa süre önce bir cezaevine giderek Filistinli mahkum Hasan Selame'nin hücresine baskın düzenlediğini açıkladı. Hamas'ın üst düzey isimlerinden Yahya Sinvar ile yakın bağları olduğu belirtilen Selame ile yüz yüze geldiğini ifade eden Ben-Gvir, geçmişte yaşanan şiddet olaylarına atıfta bulundu.
1996 yılında Kudüs'te çok sayıda İsraillinin hayatını kaybettiği bombalı saldırıların ardından düzenlenen protestolara katıldığını hatırlatan aşırı sağcı politikacı, gelecekte savunma bakanlığı koltuğuna oturması halinde Selame gibi isimlerin idam edilmesini bizzat sağlayacağını savundu.
Yeni hükümet için kritik şart: İki kilit bakanlık
Aynı zamanda Yahudi Gücü Partisi'nin lideri olan Ben-Gvir, olası bir yeni hükümet senaryosu için partisinin koalisyon şartlarını şimdiden netleştirdi. Kurulacak herhangi bir iktidara katılmak için Savunma ve Adalet Bakanlıklarını talep edeceklerini belirten bakan, hedeflerinin oldukça açık olduğunu dile getirdi. Ben-Gvir'in ajandasının en üst sırasında, "gönüllü göç" adı altında meşrulaştırmaya çalıştığı, Filistinlilerin Gazze ve Batı Şeria'dan sürgün edilmesi politikası yer alıyor.
48 kez müebbet alan Hasan Selame kimdir?
Ben-Gvir'in hücresine giderek doğrudan hedef aldığı Hasan Selame, 1987 yılında patlak veren Birinci İntifada'ya katılmış ve sonrasında İsrail tarafından birçok ölümcül bombalı eylemin sorumlusu olarak gösterilmişti. Kendi kitlesi tarafından "Kutsal İntikam Eylemlerinin Kahramanı" olarak anılan ve toplamda 48 kez müebbet hapis cezasına çarptırılan Selame, İsrail hükümeti tarafından 2011 yılında gerçekleştirilen tarihi esir takası anlaşmasında özellikle serbest bırakılmamıştı.