Yeni Birlik Gazetesi Dünya İsrailli diplomat Ben-Basat: Türkiye NATO'nun kilit aktörü oldu

İsrailli diplomat Ben-Basat: Türkiye NATO'nun kilit aktörü oldu

İsrailli diplomat David Ben-Basat, The Jerusalem Post'ta yayımlanan makalesinde Türkiye'nin artan askeri, stratejik ve enerjisel gücüyle NATO'nun en etkili üyelerinden biri olduğunu belirtti.

İsrail merkezli The Jerusalem Post gazetesinde makalesi yayımlanan diplomat David Ben-Basat, Türkiye'nin NATO içerisindeki stratejik konumuna ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. 

Ben-Basat, Türkiye'nin artık ittifakın kenarında duran bir ülke olmaktan çıktığını ve Doğu Avrupa'dan Orta Doğu'ya uzanan geniş bir coğrafyayı doğrudan etkileyen kararlarıyla kilit bir devlet konumuna geldiğini vurguladı.

NATO İçindeki Vazgeçilmez Stratejik Varlık

Türkiye'nin müttefikleriyle zaman zaman karmaşık ilişkiler yürütmesine rağmen ittifak için ikame edilemez bir ortak olduğunu ifade eden Ben-Basat; Ankara'nın Rus silah sistemleri tedariki gibi konularda Washington ile gerilim yaşamasına karşın NATO'nun en kritik stratejik varlıklarına ev sahipliği yaptığını belirtti. ABD'nin Avrupa'ya güvenlik yükünü paylaşma çağrısı yaptığı bir dönemde Türkiye'nin rolünün daha da kritik hale geldiğine değinen İsrailli diplomat, Türk ordusunun Karadeniz'deki mayın temizleme görev gücüne liderlik ettiğini ve ittifakın güney kanadının savunmasında merkezde yer aldığını kaydetti.

Askeri Kapasite ve Enerji Koridoru Rolü

Türkiye'nin etkisinin yalnızca askeri gücüyle sınırlı kalmadığını belirten Ben-Basat, ülkenin jeopolitik ve enerjisel konumuna da dikkat çekti. Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ticareti ile enerji hatlarında yaşanan aksamaların Avrupa'yı alternatif rotalara yönlendirdiğini ifade eden diplomat, Türkiye'nin Asya, Kafkasya ve Avrupa'yı bağlayan petrol ve doğal gaz boru hatlarıyla vazgeçilmez bir transit merkez dönüştüğünü vurguladı.

Savunma sanayisindeki hızlı büyüme ve artan silah ihracatının Türkiye'ye küresel ölçekte büyük bir avantaj sağladığını belirten Ben-Basat, Batılı karar vericilerin artık Türkiye'yi dönemsel krizleri yönetilmesi gereken zorlu bir ortak olarak değil, bölgesel ve küresel dengelerde göz ardı edilemeyecek stratejik bir aktör olarak kabul etmek zorunda kaldığını kaydetti.