İsveç, geçmişte kapılarını açtığı sığınmacı politikalarında tarihi bir makas değişimine gidiyor. Ülkedeki suç oranlarını düşürmek ve sığınmacı akınını durdurmak vaadiyle yönetime gelen mevcut hükümet, AB dışından gelip ikamet izni alan yabancılara ülkelerine dönmeleri halinde 350 bin İsveç kronu (yaklaşık 36 bin dolar) ödeme yapmayı öngören kapsamlı bir programı devreye soktu.
Rekor bütçeye rağmen başvuru sayısı dipte kaldı
İskandinav ülkesinin resmi kanalları ve farklı dillerdeki bilgilendirme ağları üzerinden duyurulan 1,3 milyar İsveç kronu bütçeli teşvik paketine katılım oldukça sınırlı bir düzeyde ilerliyor. Yılın başından bu yana bu paradan yararlanarak İsveç’ten ayrılmayı kabul eden yabancı sayısı sadece 171’de kaldı. Hükümete dışarıdan destek veren aşırı sağcı İsveç Demokratları Partisi, süreci hızlandırmak adına teşviklerin kapsama alanının genişletilmesini ve İsveç vatandaşlığından feragat eden göçmenlerin de programa dahil edilmesini öneriyor.

Sağ popülist kanat, temmuz ayında toplu taşıma araçlarına astığı ilanlarla doğrudan Somalili toplulukları hedef alan geri dönüş kampanyaları dahi düzenledi. Ancak uzmanlar, bu tür finansal desteklerin gönüllü geri dönüşler üzerinde kalıcı bir etkisi olmadığını, atılan adımların politik düzeyde sembolik bir anlam taşımaktan öteye geçmediğini vurguluyor.
Sertleşen politikalar ve toplumsal ayrışma
İsveç’in uyguladığı bu model, Avrupa’daki diğer sağ aktörler tarafından da yakından takip ediliyor. Almanya’da göç karşıtı söylemleriyle bilinen AfD Partisi, Stockholm yönetiminin kararını açıkça desteklediğini duyurdu. Buna karşın İsveç içindeki muhalefet grupları ve insan hakları savunucuları, Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki hükümetin adımlarını toplumu kutuplaştıran radikal hamleler olarak nitelendiriyor.
Stockholm’ün banliyölerinde yaşayan ve ülkelerindeki baskılardan kaçarak İsveç’e sığınan çok sayıda göçmen ise sunulan paraya rağmen yerleşik düzenlerini bırakmak istemiyor. Bölgedeki sivil toplum temsilcileri ve din görevlileri, bu tür yaklaşımların azınlık gruplar üzerinde derin bir endişe yarattığına ve nitelikli beyin gücünün ülkeden kaçışını tetikleyebileceğine dikkat çekiyor.
Daimi ikamet kaldırıldı, vatandaşlığa test şartı geldi
Göçü azaltma kararlılığında olan hükümet, yalnızca parasal teşviklerle yetinmeyip yasal mevzuatı da katılaştırdı. Alınan kararlar doğrultusunda daimi ikamet izinleri tamamen kaldırılarak üç yılda bir yenilenen geçici statülere dönüştürüldü. Ayrıca, vatandaşlık hakkı kazanmak isteyen yabancılar için İsveç tarihi, krallık soy ağacı ve yerel gelenekleri kapsayan zorunlu bir dil ve genel kültür sınavı uygulaması başlatıldı.
Yaklaşan genel seçimler öncesinde kamuoyu yoklamaları, iktidar bloku ile merkez sol muhalefet arasında başa baş bir mücadele olduğunu gösteriyor. Göç konusunun kilit rol oynayacağı bu süreçte, hükümetin hem teşvik hem de zorunluluk içeren yeni göç vizyonunun sandığa nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor.