Yeni Birlik Gazetesi Dünya Japonya’da Nesiller Arası Kriz: Çocuk Sayısı 44 Yıldır Azalıyor!

Japonya’da Nesiller Arası Kriz: Çocuk Sayısı 44 Yıldır Azalıyor!

Japonya'da 14 yaş altı çocuk sayısı 2025'te 13,66 milyona düşecek, bu, 44 yıl üst üste gerileme anlamına geliyor. Düşük doğurganlık ve yaşlanan nüfus, ekonomik sorunları derinleştiriyor. Hükümet ise reformlarla bu duruma çözüm arıyor.

MUHABİR: Bülent Çolakoğlu

Gelişmiş ekonomilerin geleceğini tehdit eden demografik daralma, Japonya örneğiyle bir kez daha gündemde.

Japonya'da çocuk nüfusu alarm veriyor. Ülkenin İçişleri ve Haberleşme Bakanlığı’nın açıkladığı son verilere göre, 14 yaş altı çocuk sayısı 2025 itibarıyla 13 milyon 660 bine geriledi. Bu sayı, bir önceki yıla kıyasla 350 bin daha az. Böylelikle, ülkede çocuk sayısındaki gerileme üst üste 44. yılına girdi.

Toplam nüfusun sadece %11,1'ini oluşturan çocuklar, Japonya’nın yaşlanan toplumu ve düşük doğurganlık oranlarıyla karşı karşıya olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Karşılaştırmalı olarak, çocuk oranı ABD'de %21,7, Çin'de %17,1düzeyinde seyrediyor. Açıklanan bu çarpıcı veriler, 5 Mayıs’ta kutlanan “Çocuk Bayramı” öncesinde kamuoyuyla paylaşıldı.

Doğum oranı kritik eşikte

Nüfusun sürdürülebilirliği açısından kritik eşik olarak kabul edilen kadın başına 2,1 doğurganlık oranı, Japonya’da uzun süredir 1,3 seviyelerinde seyrediyor. Bu oran, ülkedeki doğum sayısının, ölüm sayısını karşılayamayacak düzeye indiğini gösteriyor.

Geçmiş yıllara bakıldığında tablo daha da netleşiyor: 2014 yılında 1,62 milyon kişi hayatını kaybederken, doğum sayısı bu rakamın yarısına bile ulaşamamıştı. Bugün Japonya nüfusunun %20’sinden fazlası 65 yaş ve üzeri. Bu durum, ülkenin üretim gücü, sosyal güvenlik sistemleri ve sağlık hizmetlerinde ciddi baskı yaratıyor.

Hükümetten çözüm odaklı reform adımları

Japonya hükümeti, bu büyük demografik meydan okumaya karşı çözüm üretmek amacıyla çok yönlü reform adımları atıyor. Bunlar arasında;

Haftada 4 gün çalışma sistemi,

Evlilik ve çocuk sahibi olmayı teşvik eden ekonomik destekler,

Kreş ve bakım hizmetlerinin genişletilmesi,

Genç nüfusa yönelik istihdam ve yaşam kolaylığı projeleri yer alıyor.

Ancak, yüksek yaşam maliyetleri, düşük ücret düzeyi, yoğun iş temposu ve dar yaşam alanları, bu politikaların etkisini sınırlıyor.

Asya’da benzer tablo, Avrupa göç ile denge arayışında

Japonya ile birlikte Çin, Güney Kore, Hong Kong ve Tayvan gibi ülkeler de aynı demografik sorunlarla karşı karşıya. Avrupa’da ise İspanya ve İtalya, düşük doğurganlık oranlarını göç politikalarıyla dengelemeye çalışıyor. Uzmanlar, küresel düzeyde bu eğilimin yaygınlaştığını ve ileri düzeyde yaşlanan toplumların ekonomik sürdürülebilirlik açısından zorlayıcı bir sürece girdiğini vurguluyor.