Yeni Birlik Gazetesi Dünya Jeffrey Epstein gerçekten intihar mı etti, yoksa öldürüldü mü? Kardeşi Mark Epstein ne dedi?

Jeffrey Epstein gerçekten intihar mı etti, yoksa öldürüldü mü? Kardeşi Mark Epstein ne dedi?

Jeffrey Epstein gerçekten intihar mı etti, yoksa öldürüldü mü? Kardeşi Mark Epstein’ın bilimsel rapor iddiası, cezaevi güvenlik açıkları ve şüpheli ölümle ilgili son açıklamalar...

ABD kamuoyunu yıllardır meşgul eden Jeffrey Epstein dosyası yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. 2019 yılında New York’taki Metropolitan Cezaevi’nde ölü bulunan Epstein’ın ölüm nedeni resmî kayıtlara “intihar” olarak geçmişti. Ancak kardeşi Mark Epstein, yaptığı son açıklamalarla bu sonuca açıkça itiraz etti. Peki Jeffrey Epstein gerçekten intihar mı etti, yoksa öldürüldü mü? Mark Epstein bu konuda ne söyledi?

Jeffrey Epstein gerçekten intihar mı etti?

Jeffrey Epstein, 10 Ağustos 2019’da Manhattan’daki Metropolitan Cezaevi’nde hücresinde ölü bulunmuştu. ABD Adalet Bakanlığı ve resmî makamlar, yapılan otopsi sonucunda ölüm nedenini “asarak intihar” şeklinde açıklamıştı. Dava sürecinin henüz tamamlanmamış olması ve Epstein’ın sahip olduğu iddia edilen geniş bağlantı ağı nedeniyle bu açıklama kamuoyunda uzun süre tartışıldı.

Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanıyordu. Hakkındaki suçlamalar dünya çapında büyük yankı uyandırmış, çok sayıda güçlü ve tanınmış isimle olan bağlantıları iddiaların odağına yerleşmişti. Bu nedenle ölümü, yalnızca bir cezaevi vakası olarak değil, uluslararası boyutta bir dosya olarak değerlendirildi.

Resmî makamlar intihar sonucunu savunmaya devam etse de, olay gecesine dair bazı güvenlik zafiyetleri ve kamera kayıtlarındaki sorunlar soru işaretlerini artırdı.

Mark Epstein: “Kardeşim öldürüldü”

Jeffrey Epstein’ın kardeşi Mark Epstein, Piers Morgan’ın programında yaptığı açıklamada intihar iddiasını reddetti. Mark Epstein’a göre bağımsız uzmanlardan oluşan bir ekip, orijinal otopsi raporlarını yeniden inceledi ve ölümün intihar olamayacağı yönünde bilimsel bir rapor hazırladı.

Mark Epstein, söz konusu raporun şu anda hakem denetiminde olduğunu ve yayımlandığında “intihar” etiketinin kesin olarak çökeceğini savundu. İlk incelemelerde bazı önemli detayların göz ardı edildiğini ileri süren Epstein, yeni bulguların dış müdahale ihtimaline işaret ettiğini söyledi.

Ayrıca cezaevindeki güvenlik kameralarının çalışmaması ve bazı resmî belgelerin sansürlü yayımlanmasını “mantıksız bir gizleme çabası” olarak nitelendirdi. Mark Epstein, kamuoyunun gerçeği öğrenmesi gerektiğini vurgulayarak dosyanın yeniden değerlendirilmesini istedi.

O geceye dair tartışmalar neden bitmedi?

Jeffrey Epstein’ın ölümüne ilişkin en dikkat çeken başlıklardan biri, güvenlik kameralarındaki aksaklıklar oldu. Olay gecesi bazı kameraların çalışmadığı ve kayıtların eksik olduğu açıklanmıştı. Ayrıca tüm mahkûmların kilitli olması gereken saatlerde merdivenlerde hareket tespit edildiği iddiaları gündeme geldi.

ABD Adalet Bakanlığı tarafından paylaşılan belgelerde, cezaevi içindeki güvenlik prosedürlerine ilişkin ihlaller olduğu belirtilmişti. Görevli iki cezaevi personelinin nöbet sırasında uyuyakaldığı yönündeki bilgiler de dosyaya yansımıştı. Bu gelişmeler, ölümün gerçekten intihar olup olmadığı sorusunu canlı tuttu.

Mark Epstein ise bu detayların tesadüf olmadığını savunuyor. Ona göre güvenlik açıkları ve belgelerdeki çelişkiler, olayın basit bir intihar vakası olmadığını gösteriyor.

2002’den 2019’a uzanan süreç

Jeffrey Epstein’ın adı ilk kez 2005 yılında Florida’da açılan bir soruşturmayla geniş çapta gündeme geldi. 14 yaşındaki bir kız çocuğunun ailesinin şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma, zamanla daha geniş bir istismar ağına işaret etti.

Federal savcılara göre istismar döngüsü 2002 yılına kadar uzanıyordu. 2008 yılında çocuk fuhşuna teşvik suçundan hafif bir ceza alan Epstein, gündüzleri cezaevinden çıkma izniyle büyük tepki toplamıştı. 2019 yılında federal ajanlar tarafından yeniden tutuklanan Epstein, yargılama süreci devam ederken hücresinde ölü bulundu.

Ölümünün ardından dava kapanmadı, aksine daha büyük bir tartışmanın kapısını araladı. Kamuoyunda “Jeffrey Epstein gerçekten intihar mı etti, yoksa öldürüldü mü?” sorusu yıllardır gündemde kalmaya devam ediyor.

Yeni bilimsel rapor süreci değiştirebilir mi?

Mark Epstein’ın sözünü ettiği bilimsel rapor henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Eğer rapor, ölümün intihar olmadığı yönünde güçlü kanıtlar sunarsa dosyanın yeniden açılması gündeme gelebilir. Ancak şu an için resmî kayıtlarda ölüm nedeni intihar olarak yer alıyor.

ABD makamları, daha önce yaptıkları açıklamalarda olayın intihar olduğunu yinelemişti. Buna rağmen Epstein dosyası, içerdiği iddialar ve bağlantılar nedeniyle hâlâ şüpheyle anılıyor.

Jeffrey Epstein’ın gerçekten intihar mı ettiği yoksa öldürülmüş mü olduğu sorusu, yayımlanacağı belirtilen bilimsel raporla yeni bir boyut kazanabilir. Kamuoyunun gözü, Mark Epstein’ın ortaya koyacağını söylediği belgelerde olacak.