Jeffrey Epstein’ın ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna yansıyan dava dosyalarındaki detaylar tartışılmaya devam ediyor. Reşit olmayan kız çocuklarına yönelik suçlamalarla yargılanırken 2019’da cezaevinde ölü bulunan milyarderle ilgili yeni iddialar gündeme geldi. Epstein mağdurlarından Rina Oh, kamuoyuna yansıyan açıklamalarında “Harem Planı” ve Topkapı Sarayı’na yönelik takıntı iddiasını dile getirdi. Söz konusu ifadeler, dosyadaki çarpıcı ayrıntılar arasında yer aldı.
Jeffrey Epstein’ın ABD Adalet Bakanlığı Dosyasında Harem Planı İddiası
ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurmak ve cinsel istismar suçlamalarıyla yargılanan Jeffrey Epstein’a ilişkin dava dosyaları, uzun süredir kamuoyunun gündeminde. ABD Adalet Bakanlığı tarafından servis edilen belgelerde yer alan ifadeler, mağdurların anlatımlarıyla yeniden tartışma konusu oldu.
Rina Oh, Epstein’ın kendisini sanat okulundan lisans diploması almak için burs vaadiyle kandırdığını öne sürdü. İddiaya göre Epstein, genç kadını çeşitli vaatlerle evine davet etti ve zaman içinde kendi planlarından söz etmeye başladı. Oh’un anlatımına göre milyarder, kendisinden üçüncü tekil şahısla “Sultan” diye bahsediyor ve bir “harem” kurgusu üzerinden konuşuyordu.
Rina Oh, Epstein’ın kendisine bir haremin parçası olacağını ve “gözdesi” konumunda bulunacağını söylediğini iddia etti. Ayrıca Epstein’ın kendisini “akıl hocası” olarak konumlandırmaya çalıştığını ifade etti. Yaklaşık iki yıl süren görüşmeler boyunca bu söylemlerin tekrarlandığını belirten Oh, bunun bilinçli bir yönlendirme çabası olduğunu savundu.
Rina Oh’un Açıklamaları: “Harem Planı” ve “Sultan” Söylemi
Epstein mağduru Rina Oh’un açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri “Harem Planı” iddiası oldu. Oh, Epstein’ın sık sık sultan, saray ve harem kavramlarını kullandığını öne sürdü. Dünyayı bu kavramlar çerçevesinde değerlendirmesi için kendisini etkilemeye çalıştığını iddia etti.
Oh’un ifadelerine göre Epstein, bu söylemi bir güç ve hiyerarşi düzeni üzerinden kurguluyordu. Kendisinden “Sultan” olarak söz etmesi ve çevresindeki kadınları bir harem düzeni içinde konumlandırma fikri, mağdurun anlatımında öne çıkan unsurlar arasında yer aldı.
Bu iddialar, Epstein hakkındaki daha önceki suçlamalarla birlikte değerlendirildiğinde, kamuoyunda yeni bir tartışma başlattı. Ancak söz konusu beyanlar, mağdur anlatımı kapsamında yer alıyor.
Topkapı Sarayı Takıntısı İddiası ve Osmanlı Vurgusu
Rina Oh’un açıklamalarında dikkat çeken bir diğer başlık ise Topkapı Sarayı ve Osmanlı İmparatorluğu’na yönelik takıntı iddiası oldu. Oh, Epstein’ın sık sık Türkiye’den ve Osmanlı tarihinden söz ettiğini ileri sürdü.
İddiaya göre Epstein, Osmanlı İmparatorluğu’nun harem yapısına özel ilgi duyuyor, Topkapı Sarayı’nın mimarisini, kültürünü ve tarihini ayrıntılı biçimde incelemesini istiyordu. Rina Oh, kendisinden Osmanlı haremiyle ilgili tabloları, saray mimarisini ve haremde yaşayan kadınlara dair anlatıları araştırmasını talep ettiğini öne sürdü.
Topkapı Sarayı’nın mimari yapısı ve Osmanlı saray yaşamı üzerinden kurgulanan bu ilgi alanının, Epstein’ın sözünü ettiği “Harem Planı” ile bağlantılı olduğunu düşündüğünü ifade etti. Bu beyanlar, dosyada yer alan mağdur anlatımları arasında dikkat çeken unsurlar olarak kayda geçti.
Jeffrey Epstein Olayı: 2019’daki Ölümü ve Soruşturma Süreci
Jeffrey Epstein, en küçüğü 14 yaşında olmak üzere 18 yaş altındaki çok sayıda kız çocuğuna yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanıyordu. Tutuklu bulunduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulundu.
Epstein’ın ölümü, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve çeşitli komplo teorilerine konu oldu. Ancak ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ile ABD Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen incelemeler sonucunda, Epstein’ın hücresinde intihar ettiği açıklanmıştı.
Soruşturma sürecinde kamuoyuna yansıyan dava dosyalarında Prens Andrew, Donald Trump, Bill Clinton, Ehud Barak, Al Gore, Kevin Spacey, Michael Jackson, David Copperfield, Alan Dershowitz ve Bill Richardson gibi birçok tanınmış ismin adının geçtiği görülmüştü. FBI, ünlü isimlerden oluşan bir “müşteri listesi” tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını bildirmişti.
Epstein Dosyasında Yeni İddialar Gündemde
Jeffrey Epstein’ın ABD Adalet Bakanlığı dosyasında yer alan mağdur beyanları, yıllar geçmesine rağmen tartışılmaya devam ediyor. Rina Oh’un “Harem Planı” ve Topkapı Sarayı takıntısı iddiaları, dosyadaki diğer suçlamalarla birlikte yeniden gündeme taşındı.
Söz konusu açıklamalar, Epstein’ın geçmişteki suçlamaları ve dava süreciyle birlikte değerlendirildiğinde kamuoyunda dikkat çekici bir başlık oluşturuyor. Yetkili kurumların resmi bulguları ve mahkeme kayıtları ise sürece dair temel referans noktası olmaya devam ediyor.