İstanbul
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Yeni Birlik Gazetesi Dünya KIZILELMA, dünyada yankılanıyor: ABD’li eski pilotlardan ‘Bu bir dönüm noktası’ yorumu!

KIZILELMA, dünyada yankılanıyor: ABD’li eski pilotlardan ‘Bu bir dönüm noktası’ yorumu!

ABD’li eski savaş pilotları, KIZILELMA’nın otonom uçuş ve hava-hava angajman kabiliyetlerinin dünya havacılığı açısından kritik bir eşik oluşturduğunu belirtti.

Türkiye’nin savunma ve havacılık alanında son yıllarda ortaya koyduğu atılım, uluslararası çevreler tarafından yakından izlenmeye devam ediyor. Bu yükselişin en dikkat çekici projelerinden biri olan Bayraktar KIZILELMA, gerçekleştirdiği kritik testlerle dünya çapında yankı uyandırdı.

Baykar tarafından geliştirilen milli insansız savaş uçağı KIZILELMA’nın Türkiye’de icra ettiği uçuş ve atış faaliyetleri, bu kez ABD’li eski savaş pilotlarının değerlendirmelerine konu oldu.

Kızılelma mercek altında

Amerikan Hava Kuvvetleri kökenli eski pilotlar C.M. “Mover” Lemoine ve Trevor “Gonky” Hartsock, YouTube üzerinden yayınlanan The Mover and Gonky Show adlı programda KIZILELMA’nın test görüntülerini analiz etti. Pilotlar, Türk havacılık sanayiinin ulaştığı seviyenin beklenenin ötesinde olduğunu vurgularken, KIZILELMA’nın sergilediği yeteneklerin modern hava savaşları açısından kritik bir eşik oluşturduğunu ifade etti.

OTONOM KABİLİYETLER ÖNE ÇIKIYOR

Programda özellikle KIZILELMA’nın otonom kalkış ve iniş gerçekleştirebilmesi, yakın kol uçuşuna katılması ve görev sırasında diğer hava platformlarıyla koordineli hareket edebilmesi dikkat çekti.

ABD’li pilotlar, insansız bir hava aracının bu seviyede görev icra edebilmesinin, klasik hava muharebe anlayışını köklü şekilde dönüştürebileceğine işaret etti.

Hava-hava anganjmanında tarihi başarı

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN tarafından geliştirilen MURAD 100A AESA radarını kullanarak hedef tespiti yaptıktan sonra, TÜBİTAK SAGE üretimi GÖKDOĞAN hava-hava füzesiyle jet motorlu bir hava hedefini başarıyla imha etti.

Bu test sayesinde KIZILELMA, hava-hava füze angajmanını insansız bir platform üzerinden gerçekleştiren ilk insansız savaş uçağı olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, bu başarının KIZILELMA’yı benzer küresel projelerin önüne taşıdığı görüşünde birleşiyor.

GELECEK BU YÖNDE İLERLİYOR

Yayında, KIZILELMA’nın formasyon uçuşu sırasında sergilediği senkronizasyon da ayrıntılı şekilde ele alındı. Pilotlar, bu tür koordinasyonun geleceğin hava operasyonlarının temel yapı taşlarından biri olacağını belirtti.

İniş anlarına ilişkin yapılan değerlendirmelerde ise platformun kontrol hassasiyeti ve sistem olgunluğu öne çıkarıldı.

HAYRANLIK KADAR TEDİRGİNLİK DE VAR

ABD’li pilotlar değerlendirmelerinde, KIZILELMA’nın yeteneklerinin etkileyici olduğu kadar stratejik açıdan dikkat çekici olduğunu da vurguladı. Türkiye’nin insansız hava platformları alanında ulaştığı seviyenin, küresel güç dengeleri açısından yakından izlenmesi gerektiği ifade edildi.

KIZILELMA’nın hedef tespiti, angajman, görev tamamlama ve üsse dönüş gibi süreçleri bağımsız şekilde yerine getirebilmesi, onu geleneksel “destek unsuru” tanımının ötesine taşıyor.

Uzman değerlendirmelerine göre KIZILELMA; düşük görünürlük, yüksek manevra kabiliyeti, görüş ötesi angajman kapasitesi ve insanlı savaş uçaklarıyla birlikte görev icra edebilmesi sayesinde hava harp konseptlerinde yeni bir dönemin habercisi konumunda.

2026 yılında Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmesi planlanan KIZILELMA’nın, hem hava hem de deniz unsurları için önemli bir güç çarpanı olması bekleniyor. Bu gelişme, Türkiye’nin savunma teknolojilerinde artık yalnızca izleyen değil, yön veren ülkeler arasında yer aldığını bir kez daha ortaya koyuyor.