Yeni Birlik Dünya Körfez'den Tahran'a açık uyarı: 'Hedef alırsanız vururuz'

Körfez'den Tahran'a açık uyarı: 'Hedef alırsanız vururuz'

ABD'deki seçim atmosferinin ardından Washington-Tahran geriliminin tırmanmasından endişe eden Körfez ülkeleri, olası saldırılara karşı ortak askeri misilleme planını masaya sürdü.

ABD ve İran arasındaki restleşmenin seyrine ilişkin belirsizlik sürerken, Körfez hattında savunma mekanizmaları en üst düzeye çıkarıldı. Olası bir bölgesel çatışma dalgasının doğrudan kendi topraklarını vurmasından endişe eden Körfez yönetimleri, Tahran kaynaklı tehditlere karşı alışılmışın dışında sert bir caydırıcılık stratejisi izlemeye başladı.

Masadaki yeni denklem: Ortak askeri müdahale

Bölge başkentleri, taraflar arasındaki gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesi halinde izlenecek yol haritasını netleştiriyor. Masadaki en kritik seçenek ise İran'a karşı tek tek veya müşterek bir askeri yanıt verilmesi. Wall Street Journal tarafından paylaşılan bilgilere göre Körfez ülkeleri, sınırlarının, enerji tesislerinin ya da stratejik altyapılarının vurulması durumunda doğrudan misillemede bulunacakları yönünde net uyarılarda bulundu. Arabulucular üzerinden iletilen mesajlar, Körfez'in bu kez pasif bir tutum sergilemeyeceğinin işareti olarak yorumlanıyor.

Kritik altyapılar için en kötü senaryo hazırlığı

Körfez yönetimlerinin temel kaygısını, ABD'nin İran'a yönelik olası operasyonlarına Tahran'ın bölgedeki sivil ve ekonomik hedefleri vurarak karşılık vermesi oluşturuyor. Geçmişte yaşanan gerilimlerde ABD üslerine ev sahipliği yapan ülkelerin hedef tahtasına oturtulmuş olması, bu endişeleri somutlaştırıyor.

Bu çerçevede Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere bölge genelinde savunma tedbirleri sıkılaştırıldı. Olası hava saldırılarına karşı uluslararası havalimanlarını da kapsayan kapsamlı tatbikatlar icra edildi. Sahadaki hazırlıkları teyit eden BAE Devlet Başkanı Diplomatik Danışmanı Enver Gargaş, önceliklerinin diplomasinin işlemesi olduğunu vurgulasa da bölgesel aktörlerin en kötü senaryoya göre pozisyon aldığını açıkça dile getirdi.

Müzakere masasında kilitlenme: Çıkış yolu görünmüyor

Gerilimi arka planda tırmandıran temel etken ise Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temasların tıkanmış olması. Taraflar, deniz ablukasının kaldırılması ve nükleer faaliyetlerin sınırlandırılması başlıklarında verilecek tavizlerin takvimi konusunda uzlaşma sağlayamıyor. Diplomasinin sonuçsuz kalması ve karşılıklı güvenin erimesi, Körfez ülkelerini kendi güvenlik mimarilerini hızla güçlendirmeye ve caydırıcı askeri adımları devreye sokmaya zorluyor.