İstanbul
Kapalı
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Yeni Birlik Gazetesi Dünya Küba’dan Trump’a net yanıt: Kimse bize emir veremez!

Küba’dan Trump’a net yanıt: Kimse bize emir veremez!

Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, Trump’ın “anlaşma” çağrısına yanıt vererek ülkesinin özgür ve egemen olduğunu, hiçbir baskıyı kabul etmeyeceklerini söyledi.

MUHABİR: Sibel Çınar

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD Başkanı Donald Trump'ın Washington ile "anlaşma yapmaları" yönündeki çağrısına yanıt vererek "Kimse bize ne yapacağımızı dikte edemez." ifadelerini kullandı.

Diaz-Canel, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Trump'ın Havana yönetimine "geç olmadan anlaşma yapmaları" çağrısında bulunmasına ilişkin açıklama yaptı.

Küba'nın "saldırgan" bir devlet olmadığının altını çizen Diaz-Canel, ülkenin 66 yıldır ABD'nin saldırılarına maruz kaldığını vurguladı.

Diaz-Canel, "Küba özgür, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Kimse bize ne yapacağımızı dikte edemez." ifadelerine yer verdi.

Küba halkının kanının son damlasına kadar vatanını savunmaya hazır olduğuna işaret eden Diaz-Canel, kimsenin ülkeyi "tehdit de edemeyeceğini" belirtti.

Trump, 11 Ocak'ta sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Küba'nın, yıllardır Venezuela'dan gelen "büyük miktarda petrol ve parayla yaşadığını" öne sürmüştü.

Küba'nın, aldıklarının karşılığında Venezuela'ya "güvenlik hizmeti" sunduğunu ancak artık bunun durdurulduğunu savunan Trump, "O Kübalıların çoğu geçen haftaki ABD saldırısında öldü." ifadesini kullanmıştı.

Trump, şunları kaydetmişti:

“Venezuela artık dünyanın açık ara en güçlü ordusu olan ABD'nin korumasına sahip. Onları koruyacağız. Artık Küba'ya hiç petrol ya da para gitmeyecek. Onlara (Küba'ya) çok geç olmadan anlaşma yapmalarını şiddetle öneriyorum.”

Ne olmuştu?

Venezuela'nın başkenti Caracas'ta 3 Ocak'ta yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu.

Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.

ABD Başkanı Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro'ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.

Venezuela yönetimi, ABD'nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD'ye destek verenler de olmuştu.

- Rodriguez, Meclis'te yemin etmişti

ABD'nin Venezuela'ya hava saldırılarıyla eş zamanlı olarak Maduro'yu alıkoymasının ardından, yardımcısı Delcy Rodriguez Meclis'te yemin ederek 5 Ocak'ta Geçici Devlet Başkanlığı görevini resmen üstlenmişti.

Rodriguez, yaptığı konuşmada, "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve (eşi) Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum." ifadesini kullanmıştı.