Lübnan, Mart ayının başından bu yana tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. İsrail ordusunun 2 Mart 2026 tarihinde başlattığı kapsamlı hava ve kara operasyonları, ülkenin güneyinden başkent Beyrut’un banliyölerine kadar geniş bir alanda ağır hasara yol açtı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamada, saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 2 bin 521’e, yaralı sayısının ise 7 bin 804’e ulaştığı bildirildi. Kurbanların büyük bir bölümünün kadın ve çocuklardan oluştuğu, ayrıca 100’e yakın sağlık çalışanının da görev başında hayatını kaybettiği belirtildi.
Ateşkese rağmen saldırılar devam ediyor
ABD Başkanı Donald Trump’ın ara buluculuğunda 17 Nisan 2024’te (güncel sürece göre 17 Nisan 2026’da) yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkes, gerilimi dindirmeye yetmedi. Trump, ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmasına rağmen, sahada "ihlal" suçlamaları karşılıklı olarak devam ediyor.
İsrail ordusu, Hizbullah’ın ateşkesi ihlal ettiğini öne sürerek Lübnan’ın güneyinde 50’den fazla yapıyı havaya uçurduğunu açıklarken; Lübnan tarafı, İsrail’in sivil araçları ve yerleşim birimlerini hedef aldığını, sadece son saldırılarda 14 sivilin daha öldüğünü bildirdi.
1 milyonu aşkın yerinden edilmiş insan
Saldırıların insani boyutu her geçen gün daha da derinleşiyor. Lübnan hükümeti ve Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, ülkede her beş kişiden biri (toplamda 1,1 milyondan fazla insan) evini terk etmek zorunda kaldı.
Sığınma merkezlerinin kapasitesinin çoktan dolduğu, sağlık sisteminin ise ilaç ve tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle çökme noktasına geldiği vurgulanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bölgede sağlık hizmetlerini hedef alan 90’dan fazla saldırıyı rapor ederek uluslararası topluma acil yardım çağrısında bulundu.