Yeni Birlik Gazetesi Dünya Madrid’de çevre yolu yutuldu: Yerine 150 hektarlık kamusal yaşam vahası doğdu

Madrid’de çevre yolu yutuldu: Yerine 150 hektarlık kamusal yaşam vahası doğdu

İspanya'nın başkenti Madrid, kenti nehirle ayıran çevre yolunu yer altına alarak 1,29 milyon metrekarelik devasa bir yeşil koridora dönüştürdü; Madrid Río, kent peyzajında küresel bir ilham kaynağı haline geldi.

Yıllar boyunca ağır araç trafiği ve otoban gürültüsüyle kent sakinlerinden izole edilen Manzanares Nehri, radikal bir mimari dokunuşla yeniden Madrid’in kalbine yerleşti. Burgos & Garrido Arquitectos liderliğindeki konsorsiyum tarafından tasarlanan ve 2015 yılında tamamlanarak kullanıma sunulan Madrid Río projesi, sanayi çağının altyapısal engellerini aşarak doğayla kentsel yaşamı bütünleştiren devasa bir kamusal müdahale örneği sunuyor.

Ulaşım Altyapısı Yerin Altına Gömüldü

Projenin odağında, nehir boyunca uzanan M-30 çevre yolunun dev tüneller aracılığıyla yeraltına çekilmesi yer alıyor. Şehrin dokusunu bıçak gibi kesen ve nehirle fiziksel teması imkansız kılan bu yoğun ulaşım hattının görünmez kılınması, Madrid’e 1.289.000 metrekarelik yepyeni bir açık alan kazandırdı. Yeraltına alınan ulaşım ağının üstünde yaratılan bu alan, asfaltın ve egzoz dumanının yerini tamamen yürüyüş yollarına, ağaçlandırılmış alanlara ve nehir ekosistemine bıraktığı tarihi bir kentsel dönüşüme dönüştü.

Tek Bir Açık Alan Sisteminde Çok Yönlü Kamusal Yaşam

Yaklaşık 150 hektarlık bir yeşil hat üzerine kurulan Madrid Río, yalnızca bir yürüyüş parkı olmanın ötesinde çok işlevli bir sosyal ekosistem niteliği taşıyor. Bütüncül bir peyzaj kurgusuyla tasarlanan projede; modern spor tesisleri, geniş yaş gruplarına hitap eden çocuk oyun parkları, kültür ve sanat odaklı bilgilendirme merkezleri ile dinlenme noktaları tek bir akıcı hat üzerinde bir araya getirildi. Nehir boyunca kesintisiz uzanan yaya ve bisiklet rotaları, kentsel hareketliliği çevreci ve sürdürülebilir bir çizgiye taşıdı.

Kentsel Hafıza ve Doğal Çevre Bütünleşiyor

Madrid Río, başkentin topografik ve doğal coğrafyasını yeniden görünür kılarak kentin uzun yıllardır süregelen kopukluğunu ortadan kaldırdı. Nehir koridorunun doğal dinamiklerine saygı duyularak şekillendirilen yeni peyzaj, Madridlilerin suyla olan temasını günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirdi. Ulaşım zorunluluğunun yarattığı fiziksel engeller, yerini kentsel yaşamın canlılığına ve toplumsal etkileşime bırakırken, proje çağdaş şehircilik anlayışının simge eserlerinden biri olarak tescillendi.