Yeni Birlik Gazetesi Dünya Masa kurulmadan kılıçlar çekildi: Tahran 'onay aldık' dedi, Beyaz Saray kapıyı kapattı!

Masa kurulmadan kılıçlar çekildi: Tahran 'onay aldık' dedi, Beyaz Saray kapıyı kapattı!

ABD ve İran arasında savaş sonrası ilk yüz yüze temas için İslamabad’da geri sayım başlarken, taraflar arasındaki güven bunalımı "6 milyar dolarlık varlık" kriziyle derinleşti. Tahran’ın "anlaştık" iddiasına Washington’dan sert yalanlama geldi.

Diplomatik kaynaklar, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bugün yapılması planlanan tarihi ABD-İran zirvesi öncesinde tansiyonun zirve yaptığını bildiriyor. Savaş sonrası dönemde ilk kez doğrudan temas kuracak olan taraflar, masaya oturmadan önce medya üzerinden stratejik bir restleşmeye girişti. İran tarafı, müzakerelerin ön koşulu olarak gördüğü dondurulmuş varlıklar konusunda "onay" aldığını iddia ederken, Beyaz Saray bu durumu net bir dille reddetti.

Müzakere masasında milyar dolarlık restleşme

Tahran yönetiminden sızan bilgilere göre, İranlı üst düzey yetkililer, Katar ve diğer yabancı bankalarda tutulan dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması konusunda ABD ile mutabakata varıldığını öne sürüyor. Bu hamleyi Washington’ın bir "ciddiyet göstergesi" olarak tanımlayan İranlı kaynaklar, 6 milyar dolarlık fonun serbest kalmasının görüşmelerin seyrini belirleyeceğini vurguluyor. Ancak Washington kanadı, henüz hiçbir şeyin konuşulmadığını belirterek bu iddiaları spekülasyon olarak değerlendiriyor.

Tahran ve Washington arasındaki pazarlık konuları

Kritik BaşlıkBeklenti / Durum
Dondurulmuş Varlıklar6 Milyar Dolar (Güney Kore menşeli petrol geliri)
Nükleer ProgramDenetimlerin artırılması ve uranyum zenginleştirme sınırı
Bölgesel GüvenlikHürmüz Boğazı'nda güvenli geçiş garantisi
Diplomatik TemasSavaş sonrası ilk doğrudan yüz yüze görüşme

Hürmüz Boğazı trafiği fonlara mı bağlı?

Görüşmelerin perde arkasında en dikkat çeken iddia ise varlıkların serbest bırakılması ile Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliği arasındaki pazarlık oldu. Bölgesel enerji güvenliği için hayati önem taşıyan Boğaz’ın durumu, ABD’nin yaptırımları esnetme ihtimaliyle doğrudan ilişkilendiriliyor. Tahran, ekonomik nefes borusu olan fonlara erişmek isterken; Washington, bölgedeki stratejik su yollarının kontrolünü garanti altına almayı hedefliyor.

Sürecin bu kadar karmaşık bir hal alması, aslında her iki tarafın da masaya en güçlü kozlarıyla oturmak istemesinden kaynaklanıyor. Geçmişte esir takasları ve benzeri finansal protokollerle yumuşatılmaya çalışılan bu ilişki ağı, 7 Ekim sonrası bölgedeki dengelerin değişmesiyle çok daha kırılgan bir zemine oturdu.

Güney Kore’den Katar’a uzanan 6 milyar dolarlık düğüm

Söz konusu fonların geçmişi, 2018 yılında ABD’nin İran nükleer anlaşmasından çekilmesi ve Güney Kore bankalarındaki petrol gelirlerini dondurmasına kadar uzanıyor. 2023 yılında Katar’ın arabuluculuğuyla insani amaçlarla kullanılması şartıyla serbest bırakılması gündeme gelen bu devasa meblağ, Ortadoğu’daki çatışmaların alevlenmesiyle yeniden askıya alınmıştı. Bugün İslamabad’da kurulacak masa, bu düğümün çözülüp çözülmeyeceğini tayin edecek.

Sorular

İran'ın dondurulmuş 6 milyar doları neden serbest bırakılmıyor?

Bu fonlar aslında İran'ın Güney Kore'ye sattığı petrolün bedelidir ancak ABD yaptırımları nedeniyle yıllardır blokeli durumdadır. 2023'te serbest bırakılması planlanmış olsa da bölgedeki siyasi gerilimler ve çatışmalar nedeniyle ABD yönetimi süreci dondurmuştur. Fonların yalnızca gıda ve ilaç gibi insani yardımlar için kullanılması şartı bulunmaktadır.

İslamabad görüşmeleri dünya siyaseti için neden önemli?

Bu görüşmeler, iki ülke arasında yaşanan son askeri ve siyasi gerilimlerin ardından gerçekleştirilen ilk doğrudan yüz yüze temas olma özelliği taşıyor. Buradan çıkacak bir sonuç, küresel enerji fiyatlarından Ortadoğu'daki güvenlik mimarisine kadar pek çok alanı doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir.

Hürmüz Boğazı görüşmelerde neden kilit rol oynuyor?

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği en kritik su yoludur. İran'ın buradaki kontrol gücü, ABD ve müttefikleri için büyük bir güvenlik endişesi oluştururken; Tahran bu gücü yaptırımlara karşı en büyük pazarlık kozu olarak kullanmaktadır.