Yeni Birlik Dünya Mekke Anlaşması Koridor'un Sonunu Getirdi

Mekke Anlaşması Koridor'un Sonunu Getirdi

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulan üçlü ittifak, Hindistan - Orta Doğu - Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC)’nu hükümsüz kılarak bölgede yeni bir kalkınma düzeni oluşturuyor.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, dış basında, özellikle de IMEC’e üye ülkeler tarafından, endişeyle karşılandı. Anlaşmada ve IMEC’te ortak eleman olan Suudi Arabistan’ın yönünü Suriye’ye çevirerek paydaşı olduğu projeleri bu eksene kaydırmak istediği öne sürülüyor. “Doğu'dan Akdeniz'e Veri Koridoru” (EMC)'ndan SilkLink fiber optik ağına, yeşil enerji projelerinden IMEC’e kadar pek çok tasarıda Hindistan ve İsrail’in devre dışı bırakılması Hayfa Limanı’nın ekonomik potansiyelini de büyük ölçüde azaltıyor.

Bu doğrultuda, Suudi Arabistan’dan başlayarak Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye limanları ve demir yolu ağına ulaşan yeni bir ticaret koridoru oluşturulması öngörülüyor. Böylece malların Avrupa pazarlarına Türkiye üzerinden ulaştırılması hedefleniyor.

Bu yönüyle Mekke Anlaşması, üye devletlerin stratejik ve ekonomik gücünü pekiştirirken IMEC koridorunun sonunu getiriyor.

İsrail, ımec için filistin ile barış imzalayabilir

IMEC, İsrail’in bölgede gelişmekte olan stratejik ve ekonomik mimârideki yerini belirlemesi için önem arz ediyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netahyahu, projeyi İsraillilere şu sözlerle duyurmuştu:

“Tarihimizdeki en büyük iş birliği projesi… Proje bölgemizin çehresini değiştiriyor ve bir hayalin gerçekleşmesine izin veriyor.”

Columbia Üniversitesi’nde akademisyen ve İsrail yanlısı bir araştırmacı olan Samantha Sutton’ın Atlantic Council tarafından yayımlanan “İsrail, IMEC fırsatını kaçırmayı göze alamaz” başlıklı yazısında ise şu maddelere vurgu yapılıyor:

  • İsrail yönetimindeki Hayfa Limanı bölgedeki en modern limanlardan biri olma özelliğini taşıyor.
  • İsrailli bir lojistik şirketi olan Gadot Grubu’na göre ise İsrail limanlarının kapasitesi Lübnan ve Suriye’deki limanlardan 5 kat daha fazla.
  • Bunun yanı sıra deniz ve karayolu taşımacılıklarını birleştirerek intermodal geçiş noktası oluşturan İsrail, bu yönüyle IMEC için de tercih sebebi oluyor.
     

Söz konusu yazıda, IMEC’e dahil olmanın İsrail’in bölgedeki ekonomik entegrasyonunu sağlayacağı ve bu doğrultuda siyâsî iş birliklerinin de önünü açacağı belirtiliyor. Bu ticaret koridorunun, Ürdün ve İsrail arasındaki son dönemlerde yıpranmış olan ilişkiyi güçlendirerek iki ülke arasındaki ekonomik kalkınmayı teşvik etmesi bekleniyor. Buna ek olarak Hindistan ve Körfez ülkeleriyle de ortaklıklarını arttırarak bölgedeki varlığını sağlamlaştırması umuluyor.

Aynı zamanda eski bir Biden yönetimi yetkilisi olan Sutton, 5 Temmuz 2026 tarihinde The Jerusalem Post gazetesine verdiği demeçte; İsrail’in IMEC projesine katılması hususunda Körfez ülkelerinin desteğini alabilmesi için Filistinlilerle bir barış anlaşması imzalayarak normalleşme planı uygulamasının faydalı olacağını ifade ediyor. Ayrıca önümüzdeki seçimlerde aday olmayı planlayan siyâsî aktörler arasında bunu gerçekleştirmeyi düşünenler olduğunu da belirtiyor.

yunanistan, rekabetten doğan avantajları elde etmek istiyor

Kathimerini Gazetesi’nin konuyu ele aldığı Şubat 2026 tarihli habere göre, Yunanistan coğrafi konumu sebebiyle ve dış politikanın yönlendirmesiyle IMEC ekonomik koridorunda kilit rolü üstlendiğini iddia ediyor. Çin’in Deniz İpek Yolu projesinin Pire Limanı’nda son bulmasına rağmen Yunanistan, NATO’da ABD’nin müttefiki ve bir Avrupalı ortak olarak bu yeni koridorun getireceği ekonomik ve jeopolitik faydalardan azami ölçüde faydalanmak istiyor.

Bu doğrultuda, Yunan iş dünyasının ve Eurobank gibi büyük banka kuruluşlarının, Hindistan’daki ticârî ağın ve doğal varlığın inşasında hızla ilerlediği belirtiliyor. Bu yatırım hareketliliği ise ortaya çıkması beklenen sermaye akışlarının finansman ve idaresi için temel unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Yunanistan - Hindistan stratejik ortaklık ilişkisi kapsamında belirlenen hedefler ise şu şekilde:

  • İkili ticaret 2030 yılına kadar ikiye katlanarak 5 milyar dolara yaklaşacak.
  • Yunanistan’ın altyapısı, Hindistan’ın ihracatında aktarma merkezi olmak üzere geliştirilecek.
     

Yunanistan’ın Elefsis Limanı’nın sahip olduğu ayrıcalıklı konum da gündemde. Limanın, Pire’nin Çinli paydaşlarının katılımından tamamen bağımsız işletilecek modern bir ticârî son durak hâline getirilmesi öngörülüyor. Böylece ticârî malların Orta Avrupa pazarlarına sorunsuzca ulaştırılması için Washington ve Yeni Delhi’ye Batılı denetim ve güvenliğe sahip bir arter sağlanacağı belirtiliyor.

“TÜRKİYESİZ BİR KORİDOR OLMAZ”

IMEC, ilk olarak 9 Nisan 2023 tarihinde, Yeni Delhi’de düzenlenen G20 Zirvesi’nde dünya kamuoyuna duyuruldu. Projenin imzacı ülkeleri arasında Hindistan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, İsrail ve Avrupa Birliği yer alıyor. ABD ise G7 ülkelerinin “Küresel Altyapı Yatırımları için Ortaklık” girişimi kapsamında geliştirilen bu projeye olan teşvikiyle gündeme gelmişti.

Çin’in “Bir Kuşak, Bir Yol Projesi”ne alternatif olarak ortaya atılan IMEC Projesi, Çin ve Türkiye’yi küresel ticarette devre dışı bırakarak Asya ile Avrupa’yı deniz ve demir yolu üzerinden birbirine bağlamayı amaçlıyor. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023’te söylediği söz bugün gerçek oldu:

“Türkiyesiz bir koridor olmaz.”