Tahran hattında tırmanan gerilim, uluslararası diplomasinin merkez üssü haline gelirken Moskova yönetiminden dikkat çeken bir uyarı geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, İran'a yönelik yeni askeri operasyon hazırlıkları yapıldığına dair istihbarat ve haberlerin derin bir tedirginlik yarattığını duyurdu. Orta Doğu'daki krizlerin birbirine bağlandığını ve tehlikeli bir noktaya evrildiğini belirten Zaharova, askeri yöntemler yerine ivedilikle diplomatik kanalların işletilmesi gerektiğini kaydetti.
Moskova'dan Batı'ya Kararlılık Mesajı
Bölgedeki mevcut tabloya ilişkin yazılı bir değerlendirme yayımlayan Zaharova, İran'ın ABD ve İsrail kaynaklı, hiçbir gerekçeye dayanmayan bir saldırganlıkla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Son aylarda yaşanan çatışma sürecinde İran toplumunun bağımsızlık ve egemenlik refleksinin kırılmadığını hatırlatan Sözcü, Tahran'a yönelik yeni harekat planları yapan aktörlerin bu direnci hesaba katması gerektiğinin altını çizdi. Krizin askeri tırmanışla değil, müzakere zemininde çözülebileceğini vurgulayan Moskova, bu süreçte arabuluculuk rolü üstlenmeye hazır olduğunu teyit etti.
Hürmüz Boğazı ve ABD Ablukasına Sert Tepki
Kritik enerji ve ticaret koridoru olan Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlığa değinen Zaharova, deniz trafiğinin güvenliğinin korunması gerektiğini belirtti. Boğaza kıyısı bulunan ülkeler başta olmak üzere rotayı kullanan tüm tarafların meşru haklarına saygı gösterilmesini isteyen Rus sözcü, ABD'nin bölgede kurduğu deniz ablukasını "uluslararası hukuka aykırı" olarak tanımladı. Zaharova, söz konusu kısıtlamaların doğrudan İran'ın egemen ekonomik haklarını zedelediğini ifade etti.
Körfez'de Bölgesel Çözüm ve Diyalog Çağrısı
Krizin aşılması noktasında bölgesel aktörlerin inisiyatif almasını desteklediklerini belirten Rusya Dışişleri Bakanlığı, 26 Ekim'de Tahran'da gerçekleşen İran ile Mekke Paktı temsilcileri arasındaki üst düzey görüşmeyi son derece olumlu karşıladıklarını açıkladı. Komşu ülkeler arasındaki diyaloğun ve karşılıklı güven inşasının önemine dikkat çeken Zaharova, Basra Körfezi'nde dış müdahalelerden arındırılmış, bölge ülkelerinin eşit ortaklığına dayanan kalıcı bir güvenlik mimarisinin şart olduğunu bildirdi.