Bakanlık açıklamasında, gerçekleştirilen saldırının uluslararası hukukun temel ilke ve normlarını ihlal ettiği belirtildi. İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) üyesi egemen ve bağımsız bir devlet olduğu hatırlatılarak, söz konusu eylemin önceden planlanmış bir silahlı saldırganlık olduğu savunuldu.
Açıklamada, İran ile ABD arasında müzakere süreci devam ederken saldırı düzenlenmesine tepki gösterildi. İsrail’in İran’la askeri çatışma istemediğine dair Rus tarafına mesajlar iletildiği ancak buna rağmen saldırı gerçekleştirildiği ifade edildi.
BM ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) dahil olmak üzere uluslararası toplumun, Orta Doğu’da barış ve güvenliği etkileyen gelişmelere ilişkin objektif ve tavizsiz bir değerlendirme yapması gerektiği kaydedildi.
“Nükleer tesislerin bombalanması kabul edilemez”
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İsrail’in eylemlerinin bölgeyi insani, ekonomik ve muhtemel radyolojik bir felakete yaklaştırdığı görüşünü paylaştı. Açıklamada, saldırganların niyetlerinin açık olduğu ve askeri baskı yoluyla bir devletin anayasal düzenini bozmayı hedeflediği öne sürüldü.
Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) küresel nükleer silahsızlanma rejiminin temel taşı olduğu vurgulandı. İranlıların nükleer silaha sahip olmasını engelleme yönündeki gerekçelere atıf yapılarak, UAEA güvencesi altındaki nükleer tesislerin bombalanmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Açıklamada, söz konusu krizin doğurabileceği zincirleme tepkiler ve şiddet sarmalının sorumluluğunun saldırıyı gerçekleştiren taraflara ait olduğu belirtildi.
Diplomatik çözüm çağrısı
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD yönetiminin son aylarda uluslararası hukuk ilkelerine yönelik istikrarsızlaştırıcı adımlar attığını savundu. İç işlerine karışmama, güç tehdidinden veya kullanımından vazgeçme ve uluslararası anlaşmazlıkların barışçıl çözümü ilkelerine dikkat çekildi.
Tüm taraflara siyasi ve diplomatik çözüm yoluna dönme çağrısında bulunulan açıklamada, Rusya’nın uluslararası hukuk, karşılıklı saygı ve çıkarların dengesi temelinde barışçıl çözümler aranmasına yardımcı olmaya hazır olduğu bildirildi.