Ankara temasları kapsamında Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’yi (TUSAŞ) ziyaret eden Mark Rutte, burada Türkiye'nin gökyüzündeki yeni güçlerini yakından inceledi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün eşliğinde gerçekleşen ziyarette Rutte;
Milli muharip uçağımız KAAN,
Jet eğitim uçağı HÜRJET,
İnsansız savaş uçağı ANKA III ve
GÖKBEY helikopteri
hakkında detaylı sunumlar aldı. Rutte’nin, Türk mühendislerinin başarısı karşısında "Türkiye etkileyici bir savunma sanayi tabanına sahip, bazen sahip olduklarını unutuyoruz ama yerinde görünce etkilenmemek mümkün değil" dediği belirtildi.
"Türkiye’den Öğrenebiliriz" Mesajı
Rutte, sadece teknolojiye değil, Türkiye'nin savunma sanayisindeki hız ve adaptasyon yeteneğine de vurgu yaptı. Küresel krizlerin (Ukrayna, Orta Doğu) stokları hızla tükettiği bir dönemde, Türkiye’nin yerli üretim kapasitesinin NATO için bir model teşkil edebileceğini ifade eden Genel Sekreter, müttefiklerin bu ekosisteme daha fazla entegre olması gerektiğini savundu.
Taziyelerini İletti: Şehitler Unutulmadı
Ziyaretin duygusal anlarından biri de Rutte’nin TUSAŞ şehitleri anısına taziye defterini imzalaması oldu. Teröre karşı ortak mücadele mesajı veren Genel Sekreter, Türkiye'nin savunma sanayisini geliştirirken verdiği bedellerin de NATO ittifakı için kıymetli olduğunu vurguladı.
2026 NATO Zirvesi Ankara’da!
Rutte'nin bu ziyaretinin bir diğer önemli gündem maddesi ise 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek olan NATO Zirvesi'ydi. Türkiye, 2004 yılındaki İstanbul Zirvesi'nden sonra ikinci kez liderleri ağırlamaya hazırlanırken; Rutte, Türkiye'nin savunma alanındaki bu "devrimsel" yükselişinin Temmuz ayındaki zirvede de ana gündem maddelerinden biri olacağını işaret etti.
NATO’nun Yeni Stratejisi: Türk Firmalarıyla Daha Yakın İş Birliği
Genel Sekreter, Türkiye'de yaklaşık 3 bin savunma şirketinin Avrupa ve ABD'li ortaklarla çalıştığına dikkat çekerek, "İç bölümleri ve engelleri kaldırmalıyız. Türk savunma sanayi tabanı; İngiltere, Norveç ve AB ile mümkün olduğunca yakından bağlantılı olmalı" diyerek ittifakın gelecekteki yol haritasında Türkiye’nin ağırlığının artacağının sinyalini verdi.