Yeni Birlik Gazetesi Dünya Netanyahu Beyrut'un Dahiye bölgesi için yeni saldırı talimatı verdi

Netanyahu Beyrut'un Dahiye bölgesi için yeni saldırı talimatı verdi

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun talimatıyla Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenlenirken, ordu sözcülüğü bölge sakinlerine tahliye çağrısında bulundu.

Orta Doğu'da sağlanan geçici sükunetin ardından gerilim yeniden tırmanıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sabah saatlerinde İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde yer alan ve Hizbullah'ın kalesi olarak nitelendirilen Dahiye bölgesine yönelik yeni hava saldırıları düzenleme talimatı verdi. 

Talimatın ardından İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yaparak Dahiye'de yaşayan sivillerden bölgeyi derhal terk etmelerini istedi. Adraee, Hizbullah'ın İsrail kentleri ve yerleşim birimlerine yönelik roket atışlarını sürdürmesi halinde, Dahiye'deki stratejik hedeflerin yoğun bir şekilde vurulmaya devam edeceğini ilan etti.

Gelişme, bölgede ilan edilen kırılgan ateşkes sürecinin ardından evlerine dönmeye çalışan Lübnanlı siviller arasında büyük bir panik ve endişe dalgasına yol açtı. İsrail ordusunun 2 Mart'ta başlattığı geniş kapsamlı askeri operasyonlar kapsamında Dahiye semti yoğun bombardımanlara maruz kalmış, bu süreçte yüz binlerce bölge sakini evlerini terk ederek daha güvenli alanlara sığınmak zorunda kalmıştı. 

17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasıyla birlikte, yerinden edilen ailelerin bir kısmı yıkıntıların arasındaki evlerine geri dönmeye başlamıştı ancak son tahliye çağrısı siviller için göç dalgasını yeniden tetikledi.

Kırılgan ateşkes süreçleri ve uluslararası hukuktaki karşılığı

Orta Doğu'daki çatışma dinamiklerinde ilan edilen ateşkeslerin ardından tarafların karşılıklı misillemelere devam etmesi, uluslararası hukuk ve kriz diplomasisinde "güvenlik ikilemi" (security dilemma) olarak adlandırılan kronik bir süreci beraberinde getiriyor. 

Uluslararası stratejik araştırma merkezlerinin ve sınır ötesi çatışma raporlarının analizlerine göre, üçüncü bir garantör devlet veya birleşmiş milletler barış gücü (UNIFIL gibi) tarafından sınır hatlarında tam denetim sağlanamadığı müddetçe, ilan edilen ateşkes anlaşmalarının ilk 60 gün içinde ihlal edilme oranı %70'in üzerine çıkıyor. Uzmanlar, İsrail'in "önleyici müdafaa" gerekçesiyle Beyrut'un lojistik merkezlerini hedef alması ile Hizbullah'ın yıpratma savaşı stratejisinin, kalıcı bir diplomatik çözüm yerine bölgeyi sürekli tekrarlayan bir sıcak çatışma döngüsüne hapsettiğini belirtiyor.

Beyrut'tan gelen yerel kaynaklar, İsrail savaş uçaklarının tahliye uyarısının hemen ardından Dahiye'nin bazı noktalarında keşif uçuşlarına başladığını ve askeri hareketliliğin tepe noktasına ulaştığını aktarıyor. Lübnan hükümeti ve uluslararası yardım kuruluşları ise ateşkesin üzerinden henüz iki ay bile geçmeden sivillerin yeniden sığınmacı konumuna düşmesinden duydukları endişeyi dile getirerek, taraflara 17 Nisan'da sağlanan mutabakat şartlarına bağlı kalmaları yönünde çağrıda bulunuyor. 

Diplomatik kulislerde ise ABD ve Fransa öncülüğünde kurulan ateşkes denetleme komitesinin, yeni bir insani krizin önüne geçmek adına Beyrut ve Tel Aviv hatlarında acil temas trafiği başlattığı ifade ediliyor.