İsrail ile Türkiye arasındaki diplomatik gerilim, Tel Aviv hattından gelen yeni ve provokatif açıklamalarla üst seviyeye tırmandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, haftalık olağan kabine toplantısında gerçekleştirdiği hitapta, doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve Türkiye’nin dış politika duruşunu hedef aldı.
Türkiye’den yükselen eleştirel ve kararlı seslerin İsrail cephesinde oluşturduğu rahatsızlığı gizlemeyen Netanyahu, Ankara'nın diplomatik hamlelerine ve söylemlerine karşı ABD yönetimi nezdinde kulis faaliyeti yürüteceklerini açıkça ilan etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bölgesel politikalara ve Gazze'deki duruma yönelik çıkışlarının kendileri tarafından çok yakından izlendiğini belirten Netanyahu, tarihi referanslar vererek savunma psikolojisi oluşturmaya çalıştı.
İsrail Başbakanı, kabine üyelerinin önünde yaptığı konuşmada, "Neredeyse hiçbir gün geçmiyor ki Erdoğan İsrail devletine yönelik sert ifadeler kullanmasın. Biz bu sözleri çok ciddiye alıyoruz. Çünkü halkımızın tarihinde acı deneyimlerle öğrendiğimiz en net şey şudur; biri size sizi yok edeceğini ya da hedef alacağını söylüyorsa, o aktörü ciddiye alırsınız" şeklinde konuştu.
"Meseleyi Washington'a taşıyacağız"
Ankara’nın bölgesel denklemdeki ağırlığına karşı Washington’ı kalkan olarak kullanmak istediklerini gizlemeyen Netanyahu, Türkiye'nin söylemlerine karşı yürütülecek diplomatik mücadeleye ABD'yi de aktif olarak dahil etmek istediklerini vurguladı.
Planladıkları yeni lobi faaliyetine ilişkin yol haritasını paylaşan İsrail Başbakanı, "Söylenenleri tüm mekanizmalarımızla ciddiye alıyoruz ve Amerikalı dostlarımızın, Kongre'nin ve Beyaz Saray'ın dikkatini de bu açıklamalara ivedilikle çekeceğiz. Ankara'dan yükselen bu sesleri kesinlikle görmezden gelmiyoruz" diyerek uluslararası alanda Türkiye'ye karşı bir blok oluşturma niyetini itiraf etti.
Erdoğan: "Gazze'nin hesabı muhakkak sorulacak"
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun bu çıkışına karşılık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti'nin 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanış programındaki net duruşu Türkiye'nin geri adım atmayacağını bir kez daha gösterdi. Filistin davasına ve Gazze halkına olan desteği yineleyen Erdoğan, "Gazze'nin hesabı uluslararası hukuk ve tarih önünde muhakkak sorulacak, bunu asla ihmal edemeyiz. Bu soykırımın, bu zulmün hesabını Allah izin verirse bu kadro soracak. Yükümüzün ne kadar ağır olduğunu biliyoruz; bugün Gazze'nin de Şam'ın da umudu Türkiye'dir" ifadelerini kullanarak dünyaya seslendi.
İsrail'in saldırganlığı Türkiye'yi de tehdit ediyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan da daha önce yaptığı grup toplantısında bu tehlikeye tam da bu vizyonla dikkat çekerek, "Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırıları artık Türkiye'yi de tehdit eder bir noktaya taşınmıştır. Bu iki devlet bağımsızdır ancak aynı zamanda Türkiye'nin gönül ve kardeşlik coğrafyasının kalbidir" diyerek İsrail'in yayılmacı politikasının Türkiye için bir ulusal güvenlik meselesi haline geldiğini net bir şekilde ortaya koymuştu.