İsrail iç siyasetinde yaklaşan seçim dönemi ve sınır ötesi askeri operasyonlar tırmanırken, ülkenin en köklü gazetelerinden Haaretz, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin son Suriye hamlelerini sert bir dille eleştirdi. Gazetede yayımlanan kapsamlı editoryal analizde, Tel Aviv yönetimi tarafından atılan adımların bölge istikrarına katkı sağlamadığı ve İsrail’i Türkiye ile sonuçsuz bir askeri gerginliğin içine çekme riski taşıdığı ifade edildi.
İsrail ordusunun son günlerde Suriye’nin kuzeyindeki hedeflere yönelmesi, Tel Aviv’in bölgesel stratejisinde yeni bir safhaya işaret ederken, Haaretz bu hamlelerin arkasında yatan iç siyasi gerekçelere dikkat çekti.
Suriye’deki Askeri Adımlar ve İç Siyaset Hesabı
Netanyahu yönetiminin, Suriye’nin kuzeyindeki Abu el-Duhur askeri hava üssüne yönelik saldırısını "bölgedeki Türk askeri mevcudiyetinin genişlemesini engellemek" teziyle savunduğu hatırlatılan yazıda, bu argümanın muhataplarca kabul görmediği belirtildi. Hem Ankara hem de Washington kaynaklarının bu iddiaları kesin bir dille reddettiği ve Netanyahu’nun seçim öncesi kamuoyu desteğini konsolide etme gayretiyle hareket ettiği değerlendirmesine yer verildi.
Söz konusu operasyonların ardından Türkiye Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, hedef alınan askeri tesiste Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait herhangi bir unsur veya görevin bulunmadığını net bir şekilde açıkladı. İsrail iç kamuoyunda yükselen Türkiye karşıtı söylemlerin askeri eylemlere dönüşmesi, stratejistler tarafından riskli bir tırmanma senaryosu olarak değerlendiriliyor.
Tom Barrack'ın Çatışma Senaryosu Değerlendirmesi
Analizde, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın konuya ilişkin yaptığı dikkat çekici uyarılara geniş yer ayrıldı. Barrack’ın değerlendirmelerinde, İsrail Hava Kuvvetleri'nin gerçekleştirdiği operasyonun Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir askeri temas veya sıcak çatışma riskini tetikleyebileceği vurgulandı.
Türkiye’nin İsrail’e yönelik herhangi bir askeri müdahale ya da hedef alma niyeti bulunmadığına dikkat çeken diplomatik kaynaklar, Tel Aviv'in seçim ikliminin getirdiği baskıyla rasyonel karar alma mekanizmalarından uzaklaşmış olabileceğini dile getirdi. Haaretz editoryal kurulu, Washington'dan gelen bu uyarı sinyallerinin Tel Aviv tarafından ciddiyetle ele alınması gerektiğinin altını çizdi.
Bölgesel Strateji ve İttifak Dengelerinde Sapma Riskleri
Haaretz, Suriye sahasında uluslararası aktörlerin ve bölgesel güçlerin göreceli bir istikrar arayışında olduğu bir dönemde, İsrail’in sert güç kullanımına odaklanmasının ters tepki vereceğini savundu. Haberde, İsrail’in tek taraflı askeri adımlarla başta ana müttefiki ABD olmak üzere bölgedeki diploması aktörlerinden izole olma riskiyle karşı karşıya kaldığı belirtildi.
Yazının sonuç bölümünde, askeri güç kullanımının tek başına uzun vadeli güvenlik getirmeyeceği hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:
"Güvenlik tesis etmek ve potansiyel tehditleri bertaraf etmek yalnızca bombalama eylemleriyle mümkün kılınamaz. Bu tür adımlar, işleyen bir diplomasinin ve uzun vadeli kapsayıcı politikaların yerini tutamaz. Ancak mevcut yönetim anlayışı çerçevesinde bu temel stratejik kavramların anlamını yitirdiği görülmektedir."