Yeni Birlik Gazetesi Dünya Orta Doğu gerilimi sonrası yatırımcılar rotayı değiştiriyor

Orta Doğu gerilimi sonrası yatırımcılar rotayı değiştiriyor

ABD-İsrail-İran çatışmasının piyasalara etkisi sert oldu. Hisse senetleri ve para birimleri değer kaybederken yatırımcılar gelişen piyasalarda fırsat arıyor. Türkiye, Meksika ve Romanya yatırımcıların radarına giren ülkeler arasında.

Küresel piyasalar, ABD-İsrail-İran çatışmasının dokuzuncu gününde artan jeopolitik gerilimin etkisiyle sert dalgalanmalar yaşadı. Gelişen piyasa varlıkları, savaşın yarattığı belirsizlikle birlikte satış baskısı altında kalırken hisse senetleri ve para birimlerinde dikkat çekici değer kayıpları görüldü. Tahvil getirileri yükselirken yatırımcılar riskli varlıklardan daha temkinli pozisyonlara yöneldi.

Buna rağmen birçok küresel fon yöneticisi, yaşanan satış dalgasının uzun vadeli bir kırılma anlamına gelmediğini savunuyor. Büyük yatırım kuruluşları, gelişen piyasaların temel dinamiklerinin güçlü kaldığını ve fiyat düşüşlerinin bazı yatırımcılar için fırsat yarattığını belirtiyor.

Bu süreçte Türkiye, Meksika ve Romanya gibi ülkeler yatırımcıların radarına giren gelişen piyasalar arasında gösteriliyor.

ABD-İsrail-İran Çatışması Küresel Piyasaları Nasıl Sarstı?

Orta Doğu’da tırmanan gerilim, küresel finans piyasalarında geniş çaplı bir etki yarattı. İran’daki savaşın derinleşmesiyle birlikte özellikle gelişen piyasalara yönelik yatırım iştahı kısa vadede zayıfladı.

MSCI gelişen piyasalar endeksi son altı yılın en sert haftalık düşüşlerinden birini yaşadı. Hisse senedi piyasalarında satışlar hızlanırken birçok ülkenin para birimi dolar karşısında değer kaybetti.

Tahvil piyasasında da hareketlilik dikkat çekti. Yatırımcıların güvenli liman arayışıyla ABD varlıklarına yönelmesi, gelişen piyasa tahvillerinin getirilerinin yükselmesine neden oldu.

Finans piyasalarındaki bu dalgalanmanın en önemli nedeni, savaşın bölgesel bir kriz olmaktan çıkıp küresel ekonomik riskleri tetikleyebileceği endişesi olarak gösteriliyor.

Enerji Fiyatları ve Güçlenen Dolar Gelişen Piyasalar Üzerinde Baskı Kuruyor

Jeopolitik gerilimlerin artması enerji piyasalarını da etkiledi. Brent petrol fiyatının varil başına 90 doların üzerine çıkması, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından yeni bir risk unsuru olarak görülüyor.

Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonist baskıları artırabileceği ve büyüme görünümünü zayıflatabileceği değerlendiriliyor. Bu durum, gelişen piyasalar için finansal koşulların daha sıkı hale gelmesine yol açabilir.

Aynı zamanda küresel belirsizlik dönemlerinde doların güçlenmesi de gelişen piyasalarda baskı yaratıyor. Güvenli liman talebi nedeniyle yatırımcıların dolar varlıklarına yönelmesi, gelişen ülke para birimlerinde değer kaybını hızlandırabiliyor.

Bu gelişmeler, yatırımcıların portföy dağılımını yeniden gözden geçirmesine neden oldu.

Yatırımcılar Satışları Alım Fırsatı Olarak Görüyor

Küresel piyasalardaki sert satışlara rağmen birçok yatırım yöneticisi, gelişen piyasaların uzun vadeli potansiyelini koruduğunu düşünüyor.

Pacific Investment Management Co., Barings LLC ve T. Rowe Price Group Inc. gibi büyük yatırım kurumlarında görev yapan portföy yöneticileri, yaşanan dalgalanmanın daha çok jeopolitik kaynaklı geçici bir şok olduğuna dikkat çekiyor.

Bank of America’nın EPFR Global verilerine dayandırdığı rapora göre gelişen piyasa hisse ve tahvillerine yönelik fon girişleri devam ediyor. Sadece bir haftalık dönemde bu piyasalara 12,6 milyar dolar yatırım girişi gerçekleşti.

Bu durum, bazı yatırımcıların fiyat düşüşlerini fırsat olarak değerlendirdiğini gösteriyor.

DoubleLine Group portföy yöneticisi Bill Campbell da benzer bir değerlendirme yaparak gelişen piyasaların tamamen terk edilmesini gerektirecek yapısal bir değişim yaşanmadığını ifade etti.

JPMorgan Gelişen Piyasalara Yönelik Tavsiyelerini Revize Etti

Buna karşın bazı büyük finans kuruluşları daha temkinli bir yaklaşım benimsiyor. JPMorgan Chase & Co., son bir hafta içinde gelişen piyasa varlıklarına ilişkin yatırım tavsiyelerini üç kez aşağı yönlü güncelledi.

Banka stratejistleri, döviz ve yerel faiz piyasalarına ilişkin beklentilerini “piyasa ağırlığı” seviyesine çekerken dolar cinsi tahvillerde ise daha düşük ağırlık önerisinde bulundu.

Uzmanlara göre bu revizyonlar, küresel belirsizliğin kısa vadede yatırım stratejilerini daha temkinli hale getirdiğini gösteriyor.

Türkiye, Meksika ve Romanya Yatırımcıların Radarına Girdi

Jeopolitik risklere rağmen bazı gelişen ülkeler yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor. Özellikle yüksek reel faiz ve görece güçlü ekonomik görünüm sunan ülkeler, küresel fonların ilgisini artırıyor.

T. Rowe Price gelişen piyasalar sabit getirili varlıklar başkanı Samy Muaddi, yatırımcıların yerel piyasalarda daha seçici davrandığını belirtti. Muaddi’ye göre seçim riski düşük ve reel faizlerin yüksek olduğu ülkeler öne çıkıyor.

Bu çerçevede Türkiye, Meksika ve Romanya yatırımcıların ilgi gösterdiği ülkeler arasında yer alıyor.

Uzmanlar, özellikle Türkiye gibi yüksek faiz sunan piyasaların küresel portföy çeşitlendirmesi açısından önemli fırsatlar barındırabileceğini değerlendiriyor.