Orta Doğu’da İran ile ABD arasındaki gerilim tehlikeli bir eşiğe ulaştı. Moskova’dan yapılan açıklamada, İran’a yönelik olası bir güç kullanımının bölgeyi kaosa sürükleyebileceği ve ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.
Rusya merkezli TASS ajansının aktardığına göre, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Tahran ile Washington ve Tel Aviv arasındaki krizin yeni bir safhaya geçtiğini açıkladı. Garibabadi, bölgenin kontrolsüz bir çatışma sürecine doğru itildiğini ifade etti.
“Gerilim üçüncü evrede”
Garibabadi, yaşanan süreci üç aşamada değerlendirdiklerini belirterek, “İlk aşama 12 gün süren savaş süreciydi. İkinci aşama, savaşın ardından yedi ay sonra ortaya çıkan huzursuzluk dönemiydi. Şimdi ise üçüncü aşamaya giriyoruz” dedi.
İran çevresinde yaşanan askeri ve siyasi gelişmelerin, çatışmanın yeni bir evresine işaret ettiğini savunan Garibabadi, ABD ve İsrail’in yöntem değiştirdiğini ancak bu sürecin de önceki aşamalarda olduğu gibi başarısızlıkla sonuçlanacağını ileri sürdü.

Tahran’dan sert mesaj
İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği de olası bir ABD saldırısına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, İran’ın karşılıklı saygıya dayalı müzakereye açık olduğu belirtilirken, baskı ve tehdit durumunda “çok daha sert bir karşılık verileceği” vurgulandı.
Kremlin cephesinden yapılan değerlendirmede ise İran’a karşı güç kullanılmasının yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi.
Husilerden açık tehdit
İran’a yönelik açıklamaların ardından Yemen’deki Husiler de devreye girdi. Husiler, ABD’nin İran’a saldırması halinde mevcut tüm anlaşmaları geçersiz sayacaklarını ve doğrudan savaşa dahil olacaklarını duyurdu. Yapılan açıklamada, Suudi Arabistan’daki Amerikan üslerinin hedef alınacağı belirtildi.
Olası misilleme senaryoları masada
Yunan basınından Banking News’e göre, Tahran yönetimi ABD’nin atacağı adımları “savaş ilanı” olarak değerlendiriyor ve tam operasyonel hazırlık halinde bulunuyor. Olası bir çatışmada İran’ın gündeminde; ABD savaş gemilerine yönelik geniş çaplı saldırılar, bölgedeki müttefik grupların devreye sokulması ve enerji hatlarının hedef alınması gibi yüksek riskli senaryolar yer alıyor.
Haberde, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ise İran’a da ağır ekonomik bedel getireceği için son seçenek olarak değerlendirildiği aktarıldı.