Orta Doğu’daki savaş tamtamları, diplomatik sessizliğin ortasında yeniden yankılanmaya başladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Nimitz sınıfı dev uçak gemisi USS George HW Bush (CVN 77)’un 23 Nisan itibarıyla sorumluluk alanına girdiğini resmen duyurdu. Hint Okyanusu üzerinden bölgeye süzülen dev gemi, ABD’nin İran’a yönelik askeri baskı stratejisinin 3. ayağı olarak kayıtlara geçti.
Müzakereler Çöktü, Abluka Sertleşti
28 Şubat’ta patlak veren savaşın ardından 8 Nisan’da sağlanan iki haftalık ateşkes, Pakistan’daki müzakerelerin "anlaşmasız" bitmesiyle yerini belirsizliğe bırakmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, İran somut bir teklifle gelene kadar ateşkesi ucu açık şekilde uzattığını duyursa da, askeri tahkimat durmak bilmedi. CENTCOM, operasyonun başından bu yana Hürmüz Boğazı’na girişi engellenen gemi sayısının 33’e ulaştığını açıklayarak, İran üzerindeki ekonomik ve askeri kıskacın daraldığını belgeledi.
Üç Koldan Kuşatma: Ford, Lincoln ve Bush
ABD’nin bölgedeki askeri mimarisi artık üç dev uçak gemisi üzerinden şekilleniyor. Daha önce Kızıldeniz’e konuşlandırılan USS Gerald R. Ford ve Umman Denizi’nde tetikte bekleyen USS Abraham Lincoln’e şimdi de USS George HW Bush eklendi. Stratejik olarak Hürmüz Boğazı çevresinde konumlanan bu devasa donanma gücü, Washington’un "İran’a öneri sunması için tanınan sürenin" her an askeri bir operasyona dönüşebileceğinin sinyalini veriyor.
Bölgede Nefesler Tutuldu: Diplomatik mi, Askeri mi?
Pakistan'daki görüşmelerin fiyaskoyla sonuçlanması sonrası bölge ülkeleri diken üstünde. Trump yönetiminin ateşkesi uzatma kararı, bir yandan diplomasiye açık kapı bırakıyor gibi görünse de, 3. uçak gemisinin Hürmüz hattına girişi "barışın ancak teslimiyetle geleceği" mesajını taşıyor. Dünya kamuoyu şimdi Tahran’ın bu devasa çelik ablukaya karşı atacağı yeni adımı ve sunacağı iddia edilen o kritik öneriyi bekliyor.