Orta Doğu'da küresel petrol ticaretinin kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı'nda başlayan askeri hareketlilik, kısa sürede büyük bir bölgesel çatışmaya dönüştü. Geçtiğimiz günlerde taraflar arasında varılan uzlaşıya rağmen, ABD ordusunun 8-9 Temmuz tarihlerinde İran topraklarına yönelik gerçekleştirdiği geniş çaplı hava operasyonunun insani faturası ağırlaşıyor.
İran Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, iki gün süren yoğun bombardımanın ardından ülke genelinde çok sayıda sivil ve askeri kaybın yaşandığı belirtildi.
Sağlık Bakanlığı Acı Bilançoyu Paylaştı: 6 Şehir Hedef Alındı
Saldırıların ardından sahadaki son durumu aktaran İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, sosyal medya platformları üzerinden kamuoyunu bilgilendirdi. Kermanpur, ABD savaş uçakları ve insansız hava araçlarının ülkenin altı farklı şehrini doğrudan hedef aldığını kaydetti.
Sözcü Kermanpur'un paylaştığı verilere göre, bombardımanlarda biri kadın olmak üzere toplam 17 İran vatandaşı hayatını kaybetti. Bölgedeki sağlık kuruluşu kaynakları ise hastanelere sevk edilen yaralı sayısının 115'e ulaştığını ve bazılarının durumunun kritik olduğunu bildiriyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki Gemi Krizi Fitili Ateşledi
Askeri uzmanlar, gerilimin tırmanış noktası olarak İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki hamlelerini işaret ediyor. Tahran yönetimi, stratejik su yolunda "koordinasyonsuz ve kurallara aykırı" hareket ettikleri gerekçesiyle birkaç ticari gemiye müdahalede bulunmuştu. Bu operasyonun hemen ardından Washington, daha önce diplomatik kanallarla sağlanan mutabakatı askıya alarak düğmeye bastı. ABD güçleri, İran’ın güney kıyı şeridindeki lojistik noktaların yanı sıra kuzeyde yer alan Gülistan eyaletindeki hedefleri de yoğun ateş altına aldı.
İran'dan Jet Hızıyla Misilleme: Üç Ülkedeki ABD Üsleri Vuruldu
Bölgedeki çatışma sarmalı ABD'nin hava harekatıyla da sınırlı kalmadı. Topraklarının vurulmasına sert tepki gösteren Tahran, misilleme operasyonlarında gecikmedi.
İran ordusu ve Devrim Muhafızları, bölgedeki ABD askeri varlığını doğrudan hedef alarak Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün sınırları içinde yer alan Amerikan askeri üslerine karşı koordineli füze ve insansız hava aracı saldırıları gerçekleştirdi. Yaşanan bu son karşılıklı darbeler, uluslararası kamuoyunda bölgenin topyekun bir savaşa sürüklenmesinden duyulan endişeyi zirveye tırmandırdı.